19 Şubat 2012 Pazar

Etkinlik 1: Diyet Geçmişim

1 Mart etkinliği olarak 15 yıllık serüvenimi güncelledim. Yukarıdaki posta ekledim. Yorumlarınız kaybolmasın diye bu postu da silmedim.

Yaptığım diyetlerden öğrendiğim BİR ŞEY var: MUCİZE DİYET diye bir şey yoktur.

2011 Eylül ayında 110 kiloyla Karatay diyetine başladım. Et ve sebze üzerine kuruluydu ve çerezle desteklendiği için bana uyardı. Bir denemeye karar verdim. Kimseye söylemedim çevremde diyet yaptığımı. Kilo vermeye başladım, ama yavaş yavaş. Az az gitti kilolar ben kaçamaklar yaptım pişmanlık duymadan. Çünkü bir listeye bağlı değildim. Ana prensip protein ve sebze favorimdi, bebek adımlarıyla kilo vermenin çok daha iyi olacağına kendimi inandırdım. Hızlı verirsen hızlı alırsın formülünü daha önce üzerinde çok denemiş biri olarak yavaş kilo vermek bana huzur verdi. Düşündüm ki bu defa farklı yavaş kilo verirsem bedenim bunu anlayışla karşılar ve o kiloları geri almak için sotada beklemez sürekli. Birbirimizi anladık sonunda.
Şu an yeni düzenime başlayalı 6 ay oldu. 13 kilo verdim. 52 beden giyiyorum. Güvenim geri geldi.

23 yorum:

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Aysel dedi ki...

Arkadaşım, yazdıklarını okuyunca sanki paralel hayatlar yaşıyoruz gibi geldi. Seni anlıyorum. Biz tam bir kısır döngüye giriyoruz, kiloverdikçe fazlasıyla alıyoruz malesef.

Ben çevremdekilere sürekli aynı şeyi söylüyorum: Sakın diyete başlamayın. Çünkü verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz. 1997'de diyet macerasına başlamamış olsaydım büyük bir ihtimal 76-84 kiloları arasında yaşayan balık etli -hadi olmadı tombul diyelim-kendinden ve hayatından memnun bir hatun kişi olacaktım.

Ben en büyük kusurumuzun yaptığımız her diyetten, ilaçtan "bir mucize beklemek" olduğunu düşünüyorum.

Piyasadaki bizim kanımızı emmenler "mucize"lerle kandırmaya çalıştılar yıllarca.

Artık son diyelim mi?
Var mısın bebek adımlarıyla yavaş yavaş kilo vermeye ve o kiloyu korumaya.

(NOT: blogunu okumak isterim ama okuyucuya kapalı galiba :(

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Terazi dedi ki...

Seda (obeziteden kaçış) merhaba :)
ben de seni kaybettim sandım önce Çünkü en son "110kilo.blogspot" olarak bırakmıştım seni, tatile gidip döndüm, baktım uçmuş blogun!!

Sonrasında bir şekilde çıktın yine karşıma da, ben de eklediğim okuma listemdeki adresini düzeltip yine takibe aldım :)

Hikayeni 1 mart'da tekrar kendi yerinde de yayınlarsın, değil mi?

Terazi dedi ki...

Aysel'cim, klavyene sağlık arkadaşım :))))
(açılay'ın kulakları çınlasın :))

Bu zayıflama işinin en tehlikeli boyutuna parmak basmışsın.

Öylesine başladığımız bir etkinlik bu; fakat belki de pek çok kişi için "yapılmaması gerekenlerin altı çizildiğinden" rehber olacak...

Tekrar teşekkürler, paylaşımın için... 1 mart'da istersen bu yazıya link veririz veya güncelleme yapmak istersen 1 mart postu olarak tekrar girersin, olur mu?

Sevgilerimle :)

Terazi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Terazi dedi ki...

not: gönderdiğim yorum 2 kere yayınlandığı için, 2.yazı tarafımdan silinmiştir...

InceBelliSaziye dedi ki...

SOylediginiz herseye butun kalbimle, ve uzerimdeki yaglarla katiliyorum.
Ama, bundna boyle, kisisel diyetle devam etmeli, ettirmeliyim diye ekliyorum.
Hadi bakalim, bu sefer olacak insallah:(

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

selam kizlar .... yazdiklarinizi okurken ... söyle bir ah cektim ... niye yillar önce biz karsilasmadik ... cogu deneyimleri ... hic göze almazdik ... sagligimizdan ve cüzdanimizdan eksilmeler olmazdi ... size katiliyorum diyet maceralarimiz bir birine cooook benziyor ... bundan sonra umarim saglikli ve kalici kilo veririz ... Aysel arkadasimizin dedigi gibi bebek adimlarinla ... acelemiz yok :)
sevgilerle Meltem
www.diyetgunlugum.wordpress.com

Aysel dedi ki...

Seda 110kilo'dan sonraki kısmı kaydetmemişim demek ki, o yüzden bir kopukluk olmuş. Tekrar hoşgeldin, ekledim seni takip listeme.
Kolay gelsin...

Aysel dedi ki...

Terazi, bizim gibi kendini kendi içine hapsetmiş, umudunu kaybetmiş, artık her şey bitti, diyetin adını bile duymak istemniyorum diyen insanlara ses verelim. Yaşadıklarımız bunları henüz yaşamamış işin başında olanlara da örnek olsun.

Katılırım etkinliğe seve seve.

Görüşmek üzere

Aysel dedi ki...

Meltem, geç olsun da güç olmasın artık. Yöntem, tarz, yeni yaşam biçimi adını ne koyarsak koyalım yavaş yavaş ilerleyeceğimizi unutmayalım.

Bu 100 metre koşusu değil maraton.

SKINNY dedi ki...

cok guzel bir analiz olmus. Bende hemen hemen ayni surecleri yasadim. su anda az yiyorum ama stres yuzunden diyet yapmak degil amac. Ama sonucta biraz zayiflasamda fena olmaz hani. kolay gelsin..

SEVALCE LEZZETLER dedi ki...

Merhabalar,
Samimi içten duygularla yaşadıklarını yazdığın için seni kutluyorum canım.
Hiççç üzülme yalnız değilsin.Uzun süredir yeni kıyafet almıyorum.Çünkü kendime ceza verdim.Bu kilolar gitmeden yeni giysi yok.
İnşallah biz hafif tombul bayanlar bunu başarıcaz.
Geçtiğimiz hafta tartıda -2 yi görünce çokk mutlu olmuştum.Bugün tartı günümdü -200 gr.!!!!
Bugün ben üzülürken,oğlum anne almandan çok iyi devam devam diyerek beni motive etti:)
Çok istikrarlı devam edelim,haydi canım biz istersek başarırızı beynimize kazıyalım.
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

Siz bu kafayla biraz zor zayıflarsınız.Minik adım atacağınıza artık zayıflasanız daha iyi bir ömür kendini kandırmakla geçmiş,bu saatten sonraki zayıflıkta uzun sürmez. :P
Bir insan nasıl 100 kilo olur anlamıyorum hiç mi aynaya bakmadınız ne bileyim çevrenizdemi dur demedi?

eglengunce dedi ki...

valla kilo almak kadar kolay bişey yok ama sıra vermeye gelince zor oluyor bende kilo vermek için kendi yöntemimi buldum sabah ezanıyla kalkıp ılık su içiyorum iki bardak ve sonra yatıyorum günde 6 kez yiyorum ve en geç 8:00 da yemek yiyorum sonra çok acıksamda yemiyorum.haftada 2 kezde çikolata yiyorum bitter olandan 4 ayda 8 kilo verdim 113 kiloydum 105 kiloya düştüm ve çok daha düşecem nasip olursa :)

Aysel dedi ki...

Skınny, geçmişe takılıp kalmak istemem ama geçmiş olmadan geleceği de göremem. O yüzden oturup neler neler yapmışım yazdım. Yazdıkça da diyete başlarken neden karamsar olduğumu anladım. Hep bir yarım bırakılmışlık hep bir mucize arayışı. Bunun önüne geçersek problemi çözmede çok büyük bir aşama kaydederiz.

Sana da kolaylıklar dilerim.

Aysel dedi ki...

Sevalce Lezzetler, ailende seni motive eden birinin olması işleri çok kolaylaştırıyor. Büyük şans.

Kilolar bir anda gitmeyecek o direnecek biz sabredeceğiz.

Kolaylıklar dilerim...

Aysel dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Aysel dedi ki...

Adsız yorum yazan arkadaşım,
keşke daha güzel bir eleştirme yolu bulsaydın, saldırganlık hiçbir işe yaramıyor. Yarasaydı senin de ifade ettiğin gibi 100 kilo olduğum için babamdan yediğim fırçalar işe yarardı. Kaynanamın dokundurmaları işe yarardı.

Bu zayıflığım uzun sürecek inşallah yavaş kilo vermenin en güzel tarafı vücudunun giden kiloları almak için azami çaba sarf etmemesi.

100 kilo derken az söyledin. Ben 116 kilo bile oldum. Hem de hergün aynaya bakarak.

Herkes senin gibi prensipli (!) bir hayat yaşayamaz. Bunu da beceriksizliğimize ver artık :)

Terazi dedi ki...

Son zamanlarda "adsız" şahsiyetlerin, üzüm yemekten çok bağcı dövmeye niyetli yazıları yaygınlaştı! Başka bloglarda da rastlamaya başladım bu tür "adsız"lara...

Aslında cevap bile vermeye değmez çünkü beni, bizi anlamak gibi bir yetiye sahip olmayan biriyle ne konuşabilirsiniz ki...

Fakat bu tür insanların böyle yazabilmek için kalplerinde varolan gayri insani duyguları da ben anlamıyorum ve böylece ödeşmiş oluyoruz aslında...

Dedim ya; kızamıyorum bile, sadece üzülüyorum! Çünkü biliyorum ki “Ayıpladığını yaşamadan ölmüyor insan!” Vakit gelecek; kendinde veya çok sevdiği birinde ayıpladığını yaşayacak ama neden yaşadığını bile bilemeyecek... Yazık!

20 Ekimde 500. günüydü Mide ameliyatı olmamın. Geçen sene 20 Ekimde 80-81 kiloymuşum. 500. günde tartıldım 80 kiloydum. Kilo verme sürec...