AYSEL'iN GÜNLÜĞÜ
03 01 2010
Mutlu Yıllar...
31 07 2009
Karboksipunktur veya karboksipunctur
Fevzi Özgönül'e gittim 10 Haziran 2009'da. Karboksipunktur adını verdiği bir tedavi yolu geliştirmiş. Akupunktur ile karboksiterapiyi birleştirmiş.
- Tedaviyle ilgili ayrıntılı bilgiyi doktorun sitesinden edinebilirsiniz.
Tedavi yanında verdiği yaza özel yeme düzeni şöyle:
Kahvaltı:
İstediğiniz çeşit bol peynir
2-3 Zeytin
2-3 ceviz
2- 3 Kuru kayısı veya Kuru incir
1 dilim ekmek
Bol Maydanoz
Yumurta gün aşırı
Salam
Tereyağ
Az domates
Az salatalık
Öğlen:
Ana yemek (etli sebze yemeği veya ızgara et, tavuk, balık)
Doyana kadar ana yemek sonra az salata yiyiniz. Öğlen asla çorba içmeyin.
İkindi(16:30 - 17:00)
Bu öğünde istenirse normal etli yemek veya ızgara yenilebilir.
Önemli olan enerji almak yağ dokusunun azalması için.
İstenirse 2-3 kaşık yoğurt ve meyve hatta yanında köfte veya pizzanın orta kısmı bile yenilebilir.
Öğlen çok yiyemiyorsanız bu öğünde onu takviye edin.
Akşam:
1 çorba veya az sebze yemeği.
Eğer akşam yemeği az gelirse tekrar yemek yeyin.
Ama unutmayın ertesi gün gündüz yemeğinizi artırın akşam çok açıkmamak için.
Akşamları kapz kavun gibi hafif meyveleri az olarak tercih edin.
Gece:
Çok acıkırsan 1 bardak süt veya ayran.
- Günde en az 10 - 15 bardak su içiniz.
- KESİN YASAKLAR: Makarna, pilav, ekmek, patates, bulgur pilavı, her çeşit tatlı ve çikolata
- Hiçbir öğün hafif olmayacak. Yani ara öğün gibi sadece elma veya salata yenmeyecek.
- Sabah, öğlen, ikindi ve akşam öğünleri dışında herhangi bir yiyecek maddesi alınmayacak. Sabahları yiyemediğiniz cevizleri gün içinde ikişer üçer yiyemezsiniz.
- Akşamları; katı hazmı zor meyve ve salata yenmeyecek. Hazmı zor olduğu için bütün gece midemizi meşgul ettiğinden sabah yorgun bir mide kahvaltı yapmanızı engeller. Karpuz, kavun, çilek gibi meyveleri akşam makul miktarda tüketebilirsiniz.
- Öğlen yemeğine sakın çorba ile salatadan başlamayın. Önce ana yemeği yiyeceksiniz. Doymadıysanız ana yemekten tekrar alın iki hatta üç değişik ana yemek olabilir; ama mutlaka ana yemekle doyun. Sonra az salataya geçin, salatanıza zeytinyağı eklemeyi unutmayın, yağda eriyen vitaminleri vücudumuza alabilmek için yağa da ihtiyacımız vardır.
- İkindide sadece meyve yemeyin, yanında mutlaka yoğurt, fındık veya badem de yeyin.
- Sabah ve öğle yemekleri çok önemli. Öğlen mutlaka etli yemekleri tercih edin. Etli bir bakliyat veya etli bir sebze yemeği de olabilir; et ızgara da olabilir. Yanında yoğurt yemeyi unutmayalım.
- Sabah, öğlen veikindi mutlaka tam doyarak kalkın. Böylece akşam öğününüzü azaltabilirsiniz.
- Gün içinde en fazla 2 adet meyve yeyin. İkiden çok alacağınız meyve nasıl olsa idrar ile atılacağı için boşuna midenizi meşgul etmesin.
- Unutmayın aldığınız her fazla kalori artık vücudunuzun sağlığı ve incelmesi için kullanılıyor.
02 01 2009
Karar vermek mi zor uygulamak mı?
19 06 2008
500 gram aldım 200 gram verdim
Kilo 100.8 + 5 = 101.3 (500 gram almışım)
Yağ: 40.9 - 40.7 = 200 gram
FFM:(kas-kemik-su) = 60.6 - 59.9 = 700 gram artmış.
Sonuç olarak tartı üzerinde geçen haftaya göre 500 gram almış görünsem de 200 gram yağ kaybettiğim için kilo vermiş sayıldım.
12 06 2008
101.4 - 0.8 = 100.8
KİLO: 101.6 - 100.8 = 800 gram
FAT MASS (yağ): 41.4 - 40.9 = 500 gram yağım erimiş.
FFM (kas-kemik-su): 60.2 - 59.9 = 300 gram da kas kemik yağdan gitmiş.
TBW (total su): 44.1 - 43.9 = 200 gram (Yukarıdaki 300 gramın 200'ü su, kalan 100 gramı da kasların içindeki yağ imiş)
Gerçi doktor 9 günde 800 gramı az buldu. Ona göre haftada en az 1 kilo vermem gerekiyor. Sanırım ben az kilo verince üzüleceğim sanıyor. Ona da tekrar tekrar söyledeğim gibi önemli olan verilen kiloların geri alınmaması. Bunun için de yavaş yavaş vermek gerekiyor. Yavaş kilo vermenin yolu her şeyi yemekten geçiyor. Kısıtlama yok. Her şeyi yiyebilirsin düşüncesi kafamda olduğu zaman daha mutlu daha huzurluyum.
Hem toplamda baktığınızda gayet güzel bir tablom bile var :) 6.5 kilo yanımda olmadan yürüyorum. Kıyaftlerim 6.5 kilo daha az halimle bana daha da yakışıyor. İnsanlar yavaş yavaş "sen biraz kilo verdin galiba " demeye başladılar. Bundan iyisi şamda kayısı
10 06 2008
Yarın doktor günü
Bakalım sonuçlar nasıl olacak? Kendi tartıma göre 1 kilo daha vermiş gibiyim. Önemli olan yağdan vermiş olmam. Bu yağ ölçümlerini yaptıralı beri yağlı yiyeceklerden uzak durma konusunda daha başarılıyım.
Yeme düzenim iyidir, hoştur... Zaman zaman yeme listesinin dışına çıkıyorum, sanırım akupunkturun da etkisiyle az az yememe rağmen çok fazla acıkmıyorum. Evde çilek, kiraz, kaysı, yeni dünya, şeftali, erik ve karpuz var. Acıktıkça meyve en sevdiğim alternatif. Ama ben öyle sayıyla gramla yiyemem kardeşim:) Şöyle tabağa yarım kilo kiraz koymadan gözüm doymaz. Bunun nedenlerinden biri de bu bahar meyvelerinin çok çabuk geçmesi. Çilek bitti bitecek, kirazın 15-20 günü kaldı sadece. Bunları yazınca bir meyve tabağa hazırlamak istedi canım. Herkese afiyet olsun.
03 06 2008
103.2 - 1.7 = 101.6
FAT MASS (Yağ ağırlığı): 44.9 - 41.4 = 3.5 kilo yağ erimiş :)
FFM (Kas-Kemik-Su) : 62.4 - 60.2 = 2.2 kilo
TBW (Toplam su) : 45.2 - 44.1 = 1.1 kilo
107.3 - 5.70 = 101.6
Bu sonuçlardan dolayı çok mutluyum:)
Burada önemli olan yağ miktarı. 3.5 kilo yağ eridi gitti. Hem de kaçamaklarla dolu bir şekilde. Kendimi bu süre boyunca hiç bir zaman tamamen yemeye vermedim. Ama gözümün görüp de canımın çektiği her şeyin ucundan kenarından yedim.
Verdiğim kilo da azımsanmayacak bir ölçüde. Ama her zaman söylediğim gibi bu defa kilolara takıntılı değilim. Haziran ayında 2 - 3 kilo arası vermeye bile razıyım. Önemli olan verdiğim kiloları geri almamam...
26 05 2008
-800 ve +600
104 -0.8= 103.2.
800 gram vermişim. Sevindim. Hiç veremedim diye hayıflanıyordum. 800 gramı görünce şöyle bir güvenle oturdum koltuğa havalı havalı. Hem yerim hem kilo veririm diye düşünüp yüzümde kocaman bir gülümsemeyle doktora baktım. Adam sonuçlara baktı kaşlarını çattı ve kağıdımın üzerine kırmızı kalemle "dikkat" yazdı. "Aysel hanım, tartıda kilo vermiş gibi görünebilirsiniz ama siz hiç kilo vermediğiniz gibi bir de üstüne 600 gram almışsınız, çünkü vucudunuzda geçen haftaya göre 600 gram fazla yağ var." dedi. Ben de bir afallama nasıl yani tartı yalan mı söylüyor gibi baktım adama. Geçen hafta ne yadin bir düşün bakalım dedi. Ehem kühüm ettim önce. Çarşamba çikolata, perşembe çikolata başka da fazla bir şey yemedim dedim. Aslındas kafamda geçen haftayı düşününce neler neler yediğimi hatırladım ama birazını doktora söylemeyi unutmuş olabilirim ! (1 dilim yaş pasta, 100 gram badem, 50-60 gram fıstık, 1 porsiyon Adana, 1 porsiyon inegöl köfte, 2 piknik...) geçen haftagerçekten de çok yemişim ben. Neyse doktor geçen hafta ne yediyseniz onları yemeyeceğinizi artık biliyorsunuz, dedi.
Bir parça çikolatadan bir şey olmaz. Ama bir daha bir daha devam ederse bunun sonu olmayacak bunu görmüş oldum. Cumaretesiden beri daha dikkatliyim. Haa doktor ayrıca, canım çok şekerli bir şey çekerse ve meyve ye, o da kesmezse 2-3 kuru kaysıyı yiyip üzerine bir bardak su iç, bu seni rahatlatır dedi. Dalican da zaten aynı öneride bulunmuştu. Bunu uygulayacağım. İnşallah sonuç iyi olur.
Ne olursa olsun 3 hafta öncesinden daha zayıfım daha mutluyum.
23 05 2008
Şeker şeker şeker
Kilo vermeye başlayınca vucudum da karşı atağa geçiyor. Boşalan yağların yerini doldurabilmek için şeker istiyor benden. Ben de ucundan kıyısından birkaç parça atıyorum ağzıma. "Al gözün doysun da benden bir daha şeker isteme" diyorum. Geçen çarşamba akşamı saat civarı gene canım şekerli bir şeyler istedi. Zaten bir gün önceki akşam da çikolatayı mideme indirmiştim, bir gün sonra yine çikolata yemeyim diye direndim önceleri. Sonra bir lokma bir lokma daha derken bayağı bir şeyler yedim. Dün akşam da çocukların cipslerinden tırtıkladım. Kocam yan yan baktı ama hiç görmemiş gibi davrandım. Atıştırmalarım bu hafta had safhada olduğu için doktorda kilo vermemiş görünebilirim. Ne yapalım bu hafta da böyle olsun.
21 05 2008
Dün öğleden sonra evdeydim.
Bunu fırsat bilip, yemek yaptım ben de. Fırında patatesli tavuk, patlıcan közleme, taze fasülye ve mantar çorbası pişirdim. Taze fasülyenin yarısını dondurucuya koydum. Evde yemek olmadığı bir gün dondurucudan bir kap yemek çıkarmak iyi oluyor. Akşam eve geldiğimde yemek işine girişince bir yandan yemek yaparken bir yandan da atıştırıyorum sürekli. Bu benim en kötü alışkanlığım. Ama eğer dondurucuda böyhle bir yemek varsa, bir tabak yemek mikrodalgada pişerken yanına cacık yapıyorum hemen. Mini bir sofra kuruyorum kendime. Ekmeğimi de koyup yemeğimi yiyorum. O zaman bu atıştırma alışkanlığımın önüne geçebiliyorum.
Patlıcan közleme dolapta duruyor hala. Yemek tarifleri içinde patlıcan çorbası tarifi gördüm. Bidiğimiz hünkar beğendinin patlıcan kısmının biraz sulucası anladığım kadarıyla. Bu akşam patlıcan çorbası yapmayı deneyeceğim. Dün mantar almıştım. saplarından çorba yaptım. Kafa kısımlarını fırına verip kaşar rendeleyeceğim üstüne. Akşam yemeğinde mantar, patlıcan çorbası. salata olacak gibi.
Yeni yeme düzenimde ara ara şekerli şeyle yiyorum. Aslında daha önceden verdiğim listeden de görebileceğiniz gibi un, şeker ve yağ listede yok. Ama ınsan kilo verme sürecine girince vucut şeker istiyor sık sık. Ben de bunu yenebilmek adına aralıklarla -ama çok sık aralıklarla değil - şekerli bir şeyle yiyorum. Mesela dün cevizli sucuk ikram etti bir arkadaş, onu yedim. Önceki gün çikolata yedim. 3-4 gün önce lokum yedim. Haftalık olarak ele aldığımızda 2 porsiyonluk şelerli gıda aldım. Ama yine de kilo verbiliyorum. Belki haftada 1-2 kilo veremeyeceğim. Olsun eninde sonunda vereceğim bu kiloları. Gerçi 2 haftada 3 kilo verdim, ama onlar ilk kilolardı. Bundan sonra verdiğim miktar azalacaktır. Haftada 500 gr ile 1 kilo arası vermek fikrini gayet olumlu buluyorum.
Evdeki en yakın arkadaşlarımdan olan tartımı da rafa kaldırdım. Günde 5-6 defa tartılıp bir bakıyorum -2 bir bakıyorum +1 . Bu da psikolojimi etkiliyor. O yüzden aramıza bir mesafe koyacağım. Zaten bu ay haftada bir, sonraki ay on günde bir doktora gideceğim. 24 mayısta doktorla randevüm var. iYİ haberler veririm inşallah...
20 05 2008
Mutlu günler
Hafta sonu tatiline bir de pazartesi 19 mayıs tatili eklenince 3 gün evdeydim. Buna bir de piknik ve akşam gezmesi tuz biber oldu. Yani anlayacağınız 3 gün oldukça esnek bir yeme düzeni oldu. Cumartesi öğle ile akşam arası dışarıda gezindik. Acıkınca da Adana kebap yedik. Ekmek, Adana ve salata yedim. Pilavını yemedim. Pazar piknik yaptık. Biftek, salata ve ekmek yedim. Biraz da çekirdek. Akşam saat 10 gibi acıktık. Ne yiyelim diye düşünürken dondurucudaki mantı geldi aklıma 10 dakikada mantı sofrada. Bir kase mantı yedim. Pazartesi akşam üzeri balık salata ve ekmek vardı menüde. Gece yatma vakti canım çok fazla şekerli bir şeyler istedi. 80 gr.lık fındıklı çikolata barın yarısını yedim. Yediklerim benim yeme listeme bazen uymayabiliyor. Ama ben hemen vermem gereken şu kadar kilo var diye düşünmüyorum. Çünkü daha önce bunları çok yaşadım. Yavaş yavaş sindire sindire gram gram vermeye razıyım. Yeter ki o kiloları tekrar almayayım...
Herkese kilo verme ve sağlıklı yaşama sürecinde başarılar diliyorum.
19 05 2008
105.6 - 1.6=104
14 05 2008
İyiyim, hoşum, mutluyum...
Dün evde temizlik vardı, halı yıkama makinasıyla halıları yıkarken ayaklardan üşütmüşüm. Gece kasıklarım fena ağrıdı.
Dün de yeme düzenim gayet iyiydi.
Sabah: domates, salatalık, peynir yedim.
Öğlen: kaşarlı domates çorbası, ekmek ve cacık
Ara: koca bir meyve tabağı (kaysı, kiraz)
Akşam: mantar kavurma, salata ve 2 tane lokum.
Cuma günü doktora gideceğim. 1 kilo yağdan daha kurtulmuş olabilirim o zamana kadar.
Görüşmek üzere....
12 05 2008
Güzel bir düzen bu düzen
107.3 - 1.7=105.6
BU hafta 1.700 gr kilo verdim. Bu ilk hafta olduğu için bu kadar fazla. İlerki haftalarda haftada 1 kilo vermek hedefim. Hedefeyavaş yavaş yürümek istiyorum. Bundan önceki diyet deneyimlerimin başarızlığına bir yenisini daha eklemek istemiyorum.
Bu defa farklı olsun ne olur. Kilo vereyim ve bir daha da almayayım...
07 05 2008
iyi gidiyor...
pazartesi:
sabah: peynir, domates, salatalık, yumurta ve kepek ekmeği - kaşarla yaptığım tostu yedim.
Arada sütlü kahve içtim.
Öğle: salata, cacık, izmir köfte ve ekmek yedim.
Arada 3-4 adet yağlı geyrek yedim. Saaat 17.00 gibi kepek ekmekli kaşarlı tost yedim. Akşam yemeği tost yediğim için başka şey yemeyi düşünmüyordum. Akşam saat 9 gibi salata ve tavuk yedim. Saat 10 gibi de 1 adet muz yedim. Bütün bu yediklerime rağmen kendimi gayet iyi hissettim. Çünkü yediklerim düzenli bir hayat için gayet güzel bir tabloydu bana göre.
Salı günü kahvaltıda domates, peynir, salatalık, kepek ekmeğiyle kahvaltı ettim. Öğle yemeğine kadar bir sütlü kahve içtim. Öğle yemeğinde salata cacık tavuklu bezelye ve tabii kepek ekmeğimi yedim. Saat 5'e doğru açıktım bir tabak çilek ve muz yedim. Meyve yemek iyi geldi. Akşam yemeğinde salata, patlıcan yemeği yedim. Patlıcan yemeğinin üzerine de biraz peynir ve bol kırmızı biber serptim. Tadı daha iyi oldu. Bu ana kadar yediklerim fena değildi. Ama saat 10 gibi cips ve çikolata yedim. Çok fazla değildi ama yemesem daha iyiydi.
Bu sabah kahvaltıda
domates
salatalık
peynir
haşlanmış yumurta
6-7 tane zeytin
2 dilim kepek ekmeği
şekersiz çay
menüm yukarıdaki gibiydi. İnsan bu tabloya bakıp "yuh" bu kadar yeyip de kilo verilir mi? diye düşünebilir. Ben de zaman zaman böyle düşünüyorum. Ama bu sistemde " sınırlandırmak" hayatımda olmasın istiyorum. Doktorumun yeme düzenimle ilgili dedği şey "yağ, şeker, hamur işleri ve kızartmalardan uzak durmak gerekiyor. Onun dışında yemeklerde mutlaka kepekli ekmek yenmesi öğütleniyor. Zaten kilo verme sürecinde yağ, şeker, un her zaman uzak durulan 3 beyaz değil mi? O yüzden bunları yememeye dikkat etmek kendini sınırlandırmak anlamına gelmiyor benim için. Gecen defa yaptığım bir diyetle 24 kilo vermiştim. Ama zor bir diyetrti. Diyeta başladığımda 107 kiloydum. 83 kiloya düşmütüm. Peki sonra ne oldu dersiniz? Şu an tam 107 kiloyum. O kadar yokluk rejimine gir. Sabahlar bir meyve ya da sadece liomlu domates ye. Kilo ver sonra geri al. Ne anladım ben bu işten. Şimdi hedeflerim de yeme şekline bakış açım da farklı.
Aldığım kararlar var benim.
1. Ayda 4 kilodan fazla kesinlikle nvermeyeceğim. 2-3 kiloyu tercih bile ederim. Çünkü benim hesaplarım haftalık aylık değil artık. Bir yıl sonra 20 kilo vermiş olursam başarılı sayacağım kendimi. Hele hele bir sonraki sene o yirmi kilonun 2-3 dışında kalanını geri almazsam işte istediğim budur.
Yapılan vucut yağ analizine göre benim 26 kilo fazladan yağım varmış. Ve kas ölçümüne göre 69-87 kilo aralığında bir yerlerde yaşarsam bedenim bunu kaldırabilirmiş. Kendim için 76 kiloyu seçtim. O kiloya ulaşmak için de 2 yıl tanıyorum kendime.
05 05 2008
En son yeme şeklim
5-6 tane yeşil zeytin veya light siyah zeytin
1 tane domamtes
1 tane salatalık
1 bardak yağsız süt
2 bardak şekersiz çay
1-2 dilim kepek ekmeği
ÖĞLE
Bol yeşil salata
1 kase yağsız yoğurt veya ayran veya cacık
1 porsiyon et yemeği
1-2 dilim ekmek
İKİNDİ
Meyve
AKŞAM
Bol yeşil salata
1 kase yağsız yoğurt veya ayran veya cacık
1 porsiyon çorba
1 porsiyon sebze yemeği
1-2 dilim ekmek
GECE
Meyve
- Kesinlikle öğün atlamayınız.
- Haftada 3 gün en az 45 dakika hızlı yürüüyüş yapınız.
- Günde 2 fincan kahve tüketebilirsiniz.
- Günde bir tane soda tüketebilirsiniz.
- Günde bir tane diyet kola tüketebilirsiniz.
- Her türlü çayı şekersiz istediğiniz kadar içebilirsiniz.
- Günde 8 bardak su için.
- Sabah kalkınca aç karnına 1 bardak su için.
ÇORBALAR:
Her türlü sebze çorbası
yağsız tavuk suyu çorbası
et suyu çorbası
SEBZE YEMEKLERİ
200 GR (12-13 silme 5-6 yığma yemek kaşığı)
1 kg sebze yemeği için 2-3 yemek kaşığı zeytin yağı kullanılacak.
ET YEMEKLERİ
100-120 gr.
Tavukta (2 baget, 1 but, yarım gögüs)
Kırmızı et (2 bonfile, 2 biftek, 4-6 iri köfte)
Balık (200 gr.)
Izgara, haşlama ve fırında pişirilecek.
SALATA
200 gr.
1 limon sıkılacak
yağsız
ÖĞLE ve AKŞAM yemeklerinde temel menü SALATA ve YOĞURT olup yanına çorba, et ve sebze yemeklerinden istediğiniz gibi koyabilirsiniz.
25 02 2008
11 02 2008
06 11 2007
Günaydın
30 10 2007
cumhuriyet bayramınız kutlu olsun
24 10 2007
Teröre Lanet Eylemi

Evet arkadaşlar iki gün önce dediğimiz gibi gencblog'un başlattığı teröre lanet için blogları kapatma eyleminin kodları hazır daha önce buradan duyuracağımı söylemiştim ahmetsibic adlı arkadaşımız kodu hazırladı koda buradan ulaşabilirsiniz...Arkadaşlar bütün blogcuları eyleme davet ediyorum bizde bir şekilde sesimizi duyuralım... 25 ekimde blogları kapatalım...
Yağmur yağıyor...
Benim kız kardeşim yok. Ailemden uzaktayım. kendimi bu yüzden bazen oldukça yalnız hissediyorum. Hele böyle yağmurlu havaları görünce sobanın üstünde yavaş yavaş demlenen ıhlamur çayının kokusunu duyarım, annemle babamla yaptığımız sohbetleri hatırlarım. Çok okurdum, kitap dergi ne varsa satır satır okurdum ve bunları annemle babamla konuşmak en büyük eğlencelerimden biriydi. İkisi de öğretmen olduklarından evimizde her türden kitapların bulunduğu bir kitaplığımız vardı. Şİmdi o kadar uzak bir geçmiş ki...
DKZ dünden beri sekteye ugradı. Dünkü cenazeden sonra alt üst oldum. Cenazeye 80 yaşında nineler dedeler bile gelmiş. Herkes bu işin bir an önce bitmesini istiyor.
Dün acıkmadığım halde kahvaltı yaptım. Sonra öğle yemeği yedim. Akşam üzeri komşum çağırdı. Onunla oturdum ikram tabağını bitidim. Eve geldim akşam yemeği yedim. Sanki bedenimi eziyet edince ruhum rahatlayacak sandım. Neden bundan bir türlü vazgeçemiyorum ben. Neden her şey normalken iyi giderken DKZ en ufak bir üzüntüde yemeğe saldırıya geçiyorum? Bunula ilgili ne yapabilirim? Siz bu stres işinde neler yapıyorsunuz? Hadi biraz yardım istiyorum. Lütfen yardım edin...
22 10 2007
Moral bozukluğu ile dolu bir gün geçirdim.
- Türkiye şehitlerine ağlıyor. Bizim şehrimizden de bir şehit var. Herkesin morali bozuk. Sokakta yaşlı yaşlı tezlerin gözü yaşlı, herkes birbirine bakıyor ne oldu böyle diye. Toplum olarak ruhsal bir çöküntü içine girdik sanki. Ben çocukken sağcı-solcu kavgası vardı. Herkes birbirine düşmanca bakardı. SOnra aşkamları ermenilerin yurtdışında yaptıkları katliyamları izlerdik tv'de. Onlar bitti PKK başladı. Bu bitince neyi başlatacaklar? Bu kara bulutlar ne zaman dağılacak?
- Bir yerde okumuştum. Türkiye'nin nufusu 70 milyon. bunun 55 milyonu Türk, 6 milyonu Kürt, 1 milyonu Arap, vs vs imiş. Yani 55 milyon ırk olarak Türk var. Ama hiçbir zaman baskın bir Türkcülük yapılmadı bu ülkede. O yüzden Başbakanımızın hanımı Arap, o yüzden eski cumhurbaşkanlarımız arasında Kürk var, çerkez var o var bu var.
- Yani bütün Türkler, Kürtler, Araplar, Zazalar, lazlar, çerkezler biliyor ki bu ülkeden daha iyi yaşanacak başka bir ülke yok. Bu ülke hepimizin. Atatürk "Ne mutlu Türk'üm diyene" derken kendini Türk hisseden bütün insanları kucakladığını belirtmek istemiştir. "Ne mutlu Türk olana" dememiştir. Irkçılık yapmamıştır. Bugün ABD izlediği politikayla Kürtleri kışkıtıyor olabilir, ama ya yarın yarın başka bir politikaya karar verse, ne yapacağız. Bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Bu apaçık. BU tür oyunlara gelmemeye kararlıyız. Ama yüreğimiz yanıyor. 20'li yaşlardaki gençlerimizin cenazeleri geldikçe için için öfkemiz artıyor. En yakın arkadaşlarımdan biri Kürk asla Kürtçülük yaptığını görmedim. Şimdi PKK ile KÜRT vatandaşlarımızı birbirinden ayıralım. Ondan sonra milli gelirimizin yarısını verdiğimiz ordu ne yapacaksa yapsın artık. Kontra gerilla mı kurar, PKKlı kafa avına mı çıkar, orası onun bileceği iş.
21 10 2007
Pazar postu
Herkese günaydınlar,
- Yağmurla uyandım bugün öyle güzel yağıyor ki balkonda çayımı yudumlarak izledim uzun uzun. Bu sene inşallah yağmurumuz bol olur.
- Aslından dünden beri hastayım. Dün bir soğuk soğuk ter döküyorum bir ateşler basıyor. Aradan 1 saat geçmeden sanki hasta ben değilmişim gibi hiçbir şey kalmıyor. Ne hasta olduğumu bilip yatağa giriyorum ne de dışarı çıkığ sağlam sağlam geziyorum. Öyle geçti bütün cumartesi.
- Dün sabah uyandım, hadidedim önce biraz spor. Koşu bandında 30 dk.lık bir yürüyüşten sonra kahvaltı hazırladım. Oğluşum da hasta benim gibi. Dün ne yaptıysam yemek yemedi. Sevdiği çorbadan bir kaşık bile almadı. Köfteye bayılır, onu da reddetti. Sadece su ile akşamı etti. Fotosentez yaptığını düşünmeye başladım. Gece uyurken bari süt içireyim dedim. Onu da kustu. Şimdi fırında patates yapıyorum. Belki bir ümit onu yer.
- DKZ iyi gidiyor diyebilirim. Dün acıkmadan yedim zaman zaman. Boğazım sürekli gıcıklanıyordu. Onu geçirmek için acıkmadan da yediğim oldu. Çocuklara pizza yapmıştım. Akşam menüm o oldu. Bu sabah da daha acıkmadan oturdum kahvaltı masasına. Ne varsa yedim (2 dilim pizza, peynir, domates, çay)
- Birazdan koşu bandında yürüyüşümü yapacağım. Herkese iyi pazarlar...
18 10 2007
DKZ ile 3 gün
- Pazartesiden beri DKZ'ye devam ediyorum. Gayet iyi gidiyor yeni düzenim. Yediklerimin listesini bloguma yazmayı düşündüm bir ara. Ama DKZ'de yemek kısıtlamak, sıralamak, diyet gibi şeyleri kafanızdan atmanız gerektiğinden bir önceki öğün ne yedim ne kadar yedim neler yedim fikirlerini de unutmanız gerekiyor. Acıkınca yeyip doyunca durmak esas. O yüzden de yazmıyorum. Sabahları hala acıkmayı öğrenemedim. Ben de 10-15 dk yürüyüorum koşu bandında. Spor acıktırdığından kahvaltı edip koşa koşa evden çıkıyorum. Öğlen 12'de acıkmamış oluyorum hala. Tabii beyinimden yemek düşüncesi geçiyor. Alışmış o saatte yemeye. Fakat midemde tık yok. İleriki haftalarda midemin benimle iletişime geçeceğine inanıyorum.
- Bu ara bende bir kıyafet alma çılgınlığı başladı. Kahverengi hafif parlak bir pantalon ve üstüne içinde kahve tonları olan ince bir bluz aldım. Özellikle bluzu çok sevdim. Gögüslerimi kapattı. Kendimi daha zayıf hissettim.
15 10 2007
Bayram ve sonrası postu... :)
- Öncelikle herkesin Ramazan Bayramı'nı kutlarım. Umarım bayram benim gibi sizin de dolu dolu geçmiştir.
- Arefe günü memleketimize gittik. Eşimin ailesinin yanına. Amca çocuklarının yanına birlikte bizim veletler de eklenince 6 çocuk -yaşları 2-14 arası- felekten bir bayram çaldılar. Bir oynuyorlar bir kavga ediyorlar,küsüyorlar. On dakika sonra hadi gene oyuna... Bayram en çok çocuklara yakışıyor. Ev ev dolaşıp şeker topladılar. 2 yaşındaki oğlum hala bayram şekerlerini doldurduğu poşetiyle uyuyor. Şu sıralar en kıymetlisi o.
- Akrablarla kısa kısa da olsa görüştük. Çocuk bıraktıklarımız bir bakıyoruz genç kız olmuş, delikanlı olmuş. Kalabalık akrabalarım olmasını seviyorum. Çocuklarımın da akrabalarıyla yakın olmalarını istiyorum.
- Bu bayramın buruk yanı kendi ailemle görüşemiyor olmam. Annem babam İstanbul'da yaşıyor. Genellikle bayramlarda eşimin tarafına gidiyoruz. Yakın olsa da onların yanına da gidebilsek... :(
- Cumartesi akşam eve döndük. Çünkü biraz da arkadaşlarla bayram yapmak istedik. KEmek kadayıfı yaptım. Üstüne de kaymaklı dondurma koydum. Tabaklarım hiç dolu gelmedi. Herkez severek yedi. Her yerde baklava veya kadayıf yedikleri için bu biraz farklı geldi galiba. Ben de çok memnun oldum. Yapımı da çok kolay. Eğer çok misafirinizin geleceği bir toplantınız falan olursa kesinlikle tasvsiye ederim. Bir paketten orta boyda 30-35 porsiyon ekmek kadayıfı çıkıyor. Pek de bir bereketli yani.
- Gelelim DKZ'ye... Ramazan'da uygulayamamıştım, bayramda da uygulamadım. Ama dün gece DKZ ile yattım. Bu sabah DKZ ile uyandım. Sabah bir kalktım saat 08.15. işe geç kalmışım. Yüzümü yıkadım giyindim ve koşa koşa işe yetiştim. Açıkmamıştım. Kahvaltıyı düşünmedim o yüzden. Saat 11.30 da biraz acıktım. Evden getirdiğim bir dilim böreği bir bardak neskafe ile yedim. Şimdi saat 12.15 ve gayet iyiyim.
- DKZ sayesinde farkına vardığım bir şey de zamanımın büyük bölümünü yemek yiyerek veya yemeği düşünerek geçirdiğimi anlamam oldu. Yani yemek hayatımın amacı olmuş benim. Örneğin insanlar, bayramlaşmaya gittiklerinde, tatlı normal insanlar için, araçtır. Benim içinse yılar içinde farkedilmeden amaç oluvermiş. Bir yere akşam oturmasına gittiğimde acaba ne hazırlamış düşüncesi ön sıralar gelmiş artık. Sohbet konuları dertleşmek paylaşmak sosyalleşmek hikaye olmuş. Her işin başı yemek. Sabah kalktığımda buzdolabından ağzıma bir şey atmak sonrasında da buzdolabı her açıldığında atıştırmak atıştırmak atıştırmak... İşteyken öğle öğününü asla atlatmamak, aşkam eve gelince de ilk işim mutfağa koşmak. Akşam yemeğinden sonraki saatlerde yemekten kalanları tırtıklamaya devam etmek. BU kısır döndüye bir günde ya da bir ayda girmedim ben. Yıllarca yaptığım diyetler beni bu hale getirdi. YOKLUK, YEMEĞİN YOKLUĞU DÜŞÜNCESİ bilinçaltıma öyle bir işlenmişti ki aç kalmamak için sürekli atıştırır olmuşum. Diyet yapıp vucudumu her aç bıraktığımda belli yemekleri yemeye zorladığımda bana daha da kızmış ve diyet biter bitmez çatlayana kadar yememe sebep olmuş.
- Eskiden ilk evlendiğimiz yıllarda eşimle yemeğe çıktığımızda bir porsiyon bana çok gelirdi. Kalanını eşim yerdi. Az yerdim acıkınca yerdim ama doyardım. Son on yıldır ne kadar yesem de doyamıyorum.Ne ironi değil mi?
08 10 2007
Son 2-3 haftadır
- Son 2-3 haftadır bloguma zaman ayıramadım. Çalışmam gereken şeyler vardı. Bu sabah itibariyle, bir süre özgür sayılırım.
- DKZ'ye ramazanın ilk haftası biraz uydum. Ama daha sonraları akşam atıştırmalarını durduramadım. Aç değilim ama gözüm aç. Moralim bozulmadı değil. Bir ara oruç tutmamayı bile düşündüm. Ama ben ibadet konusunda zaten zayıfım. Namaz kıldığım yok, hac işi de şimdilik uzak. En azından oruç tutmayı yapabiliyorum. O yüzden orucu bırakmadım. Ramazan'dan sonraya erteledim yeni düzeni.
- Hafta sonu tam bir alışveriş canavarı oldum. 2 tane likralı pantalon aldım. Çok ihiyacım vardı. İyi oldu. Pek ihtiyacım olmasa da lila ağırlıklı likralı bir de gömlek aldım. Üzerimde çok güzel durdu. serpil diye bir marka 52 beden ve anne modeli değil. Cumartesi 30 mağazaya girmişimdir. 25'ınde hep anne modelleri var. Moralim bozuldu. Bana göre gene bir şey yok derken, bir butikte javelin'İn bir tuniğini denedim. Gayet güzel oldu. Ama onu alamadım 99 ytl etiket fiatı 85'e düştü. 65 falan olsa alacaktım pahalı geldi. Başka bir butikten biri siyah bir füme likralı iki pantalonu 70'e aldım. Berna butikti sanırım oradan da gömlek ve bir de ceket aldım. Yapılan indirimlerden sonra, ikisine 125'e gelmiş oldu. Ceketim siyah düz kesim. 3 sene önce yıldırım güngör'den buna benzer bir ceket almıştım ve onu o kadar severek ve o kadar çok defa giymiştim ki, neredeyse üzerime yapışacaktı. Artık onun yerini bu yeni ceket alacak.
- Kardeşim uzun süredir çıktığı kızla evlenmeye karar vermiş. Ekim'İn sonunda düğünümüz var. Ne giyeceiğime daha karar vermedim. Altı düz lila elbise, üstü lila güpürlü bir abiyem var. Onu giyerim diye düşünüyorum.
- Düğün 3 hafta sonra. Düğüne kadar 2-3 kilo verirsem iyi olacak diye düşünüyorum.
Kadir gecesi
18 09 2007
Ramazan

16 09 2007
Pazar postu
- Ramazan'ın dördüncü günü bugün. Cuma günü bir arkadaşa davetliydim. Davet olduğu için yiyecekler tam takımındı. Malesef çok yedim. Çorba, bezelye yemeği, pilav, karnıyarık, börek, salata, cacık, ekmek, kola ve tatlı vardı. Hepsinden de yedim. İftarda çok yemeyecektim güya. Ama işte bu davetler en zor kısım. Zaten güzel güzel şeyler yapılmış, canım çekiyor. Bir ondan bir bundan derken 3 kişilik yiyip kalkıyorum.
- Dünkü iftarda evdeydik. Cumartesi, çocukların okul ihtiyaçları için çarşıda çok vakit geçirdik. O yüzden dört başı mamur yemek yapmadım. Sebzeli makarna, ayran ve patlıcan yemeği yedik. Bugünün menüsünü de henüz net değil. Şehriye çorbası ve taze fasülye yapmayı düşünüyorum.
13 09 2007
Perşembe 1. oruç
- Bu gün Ramazan ayı başladı. herkesin Ramazan'ını kutlarım. Son yıllarda orucumu pek düzenli tutamamıştım. Bu sene inşallah tutmak istiyorum.
Bu sabah sahurda peynir, zeytin, ekmek, domates ve salatalık yediğm. Dengeli bir öğün oldu. Akşam için daha yemek yapmadım. İftar 19.30'da işten çıkına vakit kalacak. Dolapta közlenmiş biber ve patlıcan vardı. Yemek sitelerinden ne gibi bir şey yapabileceğime bakacağım. Çorba olarak da mercimek düşünüyorum. Ne kadar az şey pişirirsem o kadar iyi. Çünkü iftarda kaç çeşit olursa ona saldır buna saldır ne bulursam yiyorum. Forumda bir arkadaşın önerisi vardı. Bu iftarda uygulayacağım. (Bir bardak suya 8-9 damla limon ve bir kaşık bal koyuyorsun iftarını bununla açıyorsun. O zaman açlığın, eskisi kadar seni etkisine almıyormuş.) - İftarda yediklerime gelince; bir hurmayla orucumu açtım. Sonra limonlu ballı suyumu içtim. Arkasından da mercimek çorbasını ekmekle yedim. Sofradan kalkmadan yemeğe bir süre ara verdim. 3-4 dakika bekledim. Tokluk hissi oluşsun diye. Ardından bulgur pilavı ve salata yedim. Közlenmiş patlıcan ve biberden yemek yapmıştım. Sıra ona gelinceye kadar doymuştum bile. Gene de 2 kaşık aldım tabağıma. Çeşitli yedim ama tıka basa yemedim. Birden yüklenmediğim için gayet rahattım. "Cennetin Krallığı"nı izlerken çayımı yudumluyordum. İnşallah her gün böyle dengeleyebilirim.
Etiketler: dkz
12 09 2007
Çarşamba
- Herkese günaydın, gerçi saat 11.42 ama ben en çok günaydın demeyi seviyorum. Zindeliği, bol güneşli günleri anlatıyor bana.
- Bu sabah uyanamadım. Saat 08.00'de kapı sesine uyandım. Bakıcı gelmiş, ben işe geş kalmışım. Apar topar kahvaltı hazırladım. Ekmek, domates, yumurta ve peynir yedim. Ama itiraf ediyorum daha acıkmamıştım. Aslında ekmek arası yapıp gelsem iyiydi. Ailece kahvaltıya oturunca yemek zorunda kaldım. Ya bu sabahları acıkma işi çok zormuş. Ben hiç acıkmadan kahvaltı ediyormuşum meğer.
- Yarın oruç başlıyor. Herkesin Ramazan'ı hayırlı olsun:)
- Ramazan'da iftar nasıl olacak bakalım. İftarda çok yemek yiyorum. Bu defa DKZ ile orucu nasıl uygularım diye düşünüyorum. İftar vakti zaten acıkmış olacağız. Sorun yok. Ama ya sahur? Sahur da acıkmak için akşam bir vakitten sonra yememek gerek. Bakalım başarabilecek miyim?
- gün sonu haberleri: sabah geç kahvaltı edince öğlen acıkmadım tabii. Yemeğe arkadaşlara takılmak için gittim. Bir parça ekmeğe bir adet köfte koyup yedim sadece. İşteyken acıkmaya başladım 2 gibi. Çantamda oğluma aldığım topitop vardı. Onu attım ağzıma. Akşam eve gelince de (17.00) 3 dilim börek yedim. Çok da güzel doydum. Bir daha da acıkmam sandım. Bir saat sonra çocuklara koyduğum balığın ucundan kenarından yedim. Küçük bir salkım üzüm yedim. Aradan 2 saat geçmeden tekrar canım bir şeyler yemek istedi. Midem aç değil gözüm aç. Tipik bir Aysel gecesi yani. Dolapta taze fasülye ve pirinç pilavı vardı. Onları çıkardım yedim. Üstüne de bir kaşık çikolata ve ekmek arasına helva koyup yedim. YEDİM YEDİM YEDİM... sonu ne ki bu işin:(
Etiketler: dkz
11 09 2007
dünün ardından
PAZARTESİ
- sabah: zeytin, peynir, domates, salatalık, ekmek, çay
- ara: 2 adet yaprak çikolata, sütlü nescafe
- öğle: tavuk sote, pilav, ekmek, salata
- ara: sütlü nescafe
- akşam: domates çorbası, taze fasülye, ekmek
- gece: kavun, dondurma
SALI
- sabah: 1 adet simit, çay
- öğle: yerım simit çay
- ara: 2-3 yaprak çikolata
- akşam: 4-5 adet gül böreği, cacık, börülce
- gece: dondurma
- Bir simit kahvaltıda bana yetmezdi eksiden. Şimdi bir simitle gayet iyi doydum. İki adet simit almıştım işe gelirken. Bu sabah kahvaltı yapamadan çıktım çünkü. İkinci simidin yarısını öğle yemeğinde yedim. Çalışmam gerektiğinden yemeğe çıkamadım. saat 14.30 gibi tekrar acıkmaya başladım. Çekmecemde 2-3 adet yaprak çikolata vardı. Onları attım ağzıma. DKZ ile şimdilik aram iyi. ramazan ile ilgili kaygılarım var. Bakalım neler yapabileceğim?
- Yediklerimin listesi böyle. Önceden belirlenmiş bir liste değildi. Acıktığımda ulaştığım yiyecekler bunlardı. Örneğin akşam evde fasülye değil de makarna olsa onu yiyecektim. Makarnanın kalorisi şu kadar, karbonhidratı bu kadar diye düşünmeyecektim. Tek düşüncem midemden gelen acıkma sinyalleri. Acıkmadan yememeye hala alışmaya çalışıyorum. Sabahları oturttum sayılır. Geceleri mümkün olduğu kadar atıştırmıyorum. O zaman da sabahları acıkmış olduğumdan istediğim her şeyi yavaş yavaş yemeye çalışıyorum. Bu yavaş yeme işi de benim için çok zor. Ben saniyeler içinde tabak boşaltan biriyim. Yarışma yapılsa mutlaka derece yaparım bu konuda. O yüzden yavaş yemeye daha alışamadım. Sizler arasında yavaş yiyenlere soruyorum: Bir formülü var mı?
Etiketler: dkz
09 09 2007
DKZ ile geçen bir haftanın ardından
Nasıl anlatsam nereden başlasam, kaç kiloydum o zaman
Geçen pazartesiden bu yana ne istediysem yedim. Acıkmaya özen gösterdim. Bir kaç kez de acıkmadan yedim. Bir hafta geride kaldı. Yediklerimin listesini tuttum. Kendimi kısıtlamak için değil, sadece yeni düzenimin nasıl olduğunu görmek içindi bu günlük. Yediklerimi yazmıyorum. Çünkü bu örnek bir liste değil. O anda canım neyi istiyorsa ya da hangi yemeğe ulaştıysam onu yedim. Hepsi bu.
Biraz kilo bile verdim galiba. Galiba diyorum. Çünkü tartılmıyorum. Verdim diyorum çünkü pantolonlarımda hafif bir rahatlama hissediyorum. Tartılmayacağım. Dayanabildiğim yere kadar tartılmayacağım. Çünkü kilo verdim diye düşünüp tartılınca bazen özellikle de ilk haftalarda tartıda sonuç alamıyorum. Kendimi tartı ile sınırlamak istemiyorum. Verdim verdim diye sevine sevine gezinip sonra çok daha fazlasını alınca sus pus oturan da bendim. BUndan sonra farklı bir şey yapayım bari...
Her ne kadar diyeti kafamdan atsam da "Obez psikozu"ndan hala kurtulamadım. Yolda yürürken bana bakıp hala "O ne kadar da şişman" demişler gibi geliyor. Geçen hafta LCWakiki'ye uğradım. 3xl güzel şeyler vardı. Olur mu emin olmadım. Bir bluzu alıp kimseye görünmemeye çalışarak giyinme kabinine girdim. Satıcı kızların bu beden size olmaz demelerinden korktum çünkü. Bluz oldu olmasına ama rengini desenini pek beğenmedim. Almadan çıktım. Eski psikolojimde olsa bana olacak iyi bir şey buldum diyerek atlardım hemen. Bu yüzden de kendimi iyi hissettim.
Umarım bu yazıyı okuyan herkes iyidir. Bir yerlerde diyetle ya da başka bir yöntemle kilo vermeyi kafasına koymuştur.
Kendinizi iyi hissediyorsanız kaç kilo olduğunuzun bir önemi yok. Önce kendimizle barışmalıyız. Sonra kilo vermeyi düşünelim.
Etiketler: dkz
07 09 2007
Hemen yazmaya başlıyorum...
- Son mesajdan bu yana bayağı zaman geçmiş. Bu aralar iş yerinde adsl problemleri var. Eve gelince de yemek yap, çocukları parka gezdirmeye götür,.. vs derken günler aktı geçti.
- Efendim ilk önce belirteyim DKZ'ye yeni yeni alışıyorum. Ne olduğunu nasıl uygulandığını dıdısına kadar öğrendim. Teorik zehir gibi yani. Uygulama aşamasına geçen hafta yavaş yavaş başladıysam da asıl bu pazartesi milat olmalı. Plan basit: Acıkınca ye, doyunca dur. Ne yediğinin ne zaman yediğinin, ne kadar yediğinin temelde önemi yok. Acıkmayı öğren doymayı öğren. Zaten bir süre sonra sen de az yemeye başlıyorsun. Çünkü bedenin doydum dediği anda duruyorsun. Acıkmadan yemek yemediğin için aralarda bizleri en çok mahveden abur cubur işi ortadan kalkmış oluyor.
- DKZ'yi uygulayanlar çok memnun. İstediklerini yedikleri için diyet psikozundan sıyrılıyorlar. Ama DKZ ile 3 ayda 15 kilo 6 ayda 20 kilo veremiyorsunuz. Ayda 1-2 bilemediniz 3 kilo gidiyor. Bu da benim gibi 100 kilo olanlar için kötü haber:(
- Şimdiye kadar pek çok diyet maceram oldu.
- Akupunktur- diyet- spor üçlemesiyle tam tamına 24 kilo verdim. Aradan bir yıl geçmeden 20'sini geri aldım.
- Diyet spor ikilemesiyle bir sonraki seferde 12 kilo vermiştim. Tamamını geri almam 5-6 ayımı aldı.
- Karbonhidrat diyetiyle yaptığım bir denemede de 14 kilo gitmişti. Tabii geri gelme hızını siz tahmin edersiniz.
- Aralarda alıp verdiğim 4 -5 kiloluk mini diyetleri saymıyorum bile.
- 10 sene öncesi, 78 -80 kilo arasındaydım. Doğum yapmıştım. Aldığım kiloları geri vermek için diyete başladım. O gün bu gündür hayatım, diyet yapıp kilo vermek, sonrasında da geri almakla geçti. Bu kez diyet kilo değil amacım. Önce diyet yapmak düşüncesinden uzaklaşmalıyım. Sonrasında neler olacağını şimdiden kestiremem. BU al - ver dönemlerini hayatımdan çıkarmak istiyorum. Belki bunu aşabilmeyi başarırsam kilo vermeye de başlarım. 6 ay sonra 30 kilo veremem belki sadece 4-5 kilo vermiş olsam bile mutlu olurum. Az olsun ama artık benden giden ve bir daha da geri gelmeyen kilolar olsun.
Etiketler: dkz
31 08 2007
DKZ (Diyetsiz Kalıcı Zayıflama)
Etiketler: dkz
21 08 2007
Biraz da güzel şeylerden bahsedelim...
Neler yaptım bir hatırlamaya çalışayım:
Nisan ayında İstanbul gezisi yaptım 3-5 günlüğüne
Mayıs ayında bir sürü film izledim vcd'de aralarında en çok Şanslı Slevin'ı sevdim. 88 dakika, 23 numara, Çevirmen ilk aklıma gelenlerden. Apokalipto isimli film de bekliyor. Bugün yarın izlerim.
Haziran'da tatil planları yapmakla geçti. Bu palnlara da değdi doğrusu. Önce Alanya'ya gittik. Bir hafta Waterplanet aquapark'ta kaldık. Kızımla hemen hemen bütün kaydıraklara bindik. Gerçi çok şişman olduğum için çok su sıçrattım ama ne yapayım kenarda tıs tıs bekleyeyim mi? Temmuz sonu İstanbul'a gittik. 2 hafta ailemle geçirdim. Çok güzeldi. Hem alışveriş de yaptım. Bedenime uygun 4 tane çok şık bluz aldım. Yeni bir mayo aldım. Çanta terlik her türlü ihtiyacımı karşıladım diyebilirim. Geçen hafta da İstanbul'dan Dikili-Çandarlı'ya gittik. Dubleks bir apart kiraladık. 6 günlük deniz keyfinden sonra izmir'e ulaştık. Çandarlı'nın suyu çok temizdi, ama biraz soğuk. İzmir'İn üst tarafları soğuk zaten. Dikili biraz daha ılıkmış, seneye Dikili civarında Bademli dene yeri keşfedeceğiz inşallah. 2008 tatil planlarına başladık bile:)
29 Marttan bu yana
Bu defa farklı olacak diye kaç kez söylediğimi hatırlamıyorum bile. Sorunun kaynağı da bende çözümü de. Yazarken kolay ama yaparken zor bu işler.
Diyet hikayelerini anlatmaktan bıktım. 11 yıldır şişmanım, ne şişmanı obezim ben obez. 90'lı kilolarda yaşıyorum son 6 yıldır. Sonu ne bu işin? Dün bir doktor abimle sohbet ederken bana "senin şeker hastası olamama olasılığın yok" dedi. Annem şeker hastası anneannem şeker hastasıydı. Onlar 50'sinden sonra şeker hastası oldular. Böyle giderse ben 30'larımda şeker hastası olacağım. İlk önce kızmıştım doktora, şimdi anlıyorum ki beni harekete geçirmek için böyle söylüyor. Daha çok gencim. Çocuklarım çok küçük. BU kilolar kaldıkça ruh sağlığım da beden sağlığım da bozulacak. Son zamanlarda bir sinirli oldum anlatamam. Bu sinirimi de evdekileri kusuyorum. Tahammülsüz oldum. Hemen sinirleniyorum. Böyle olumsuz bir durum içindeyim anlayacağınız.
Bu yazıyı kimseyle konuşamadığım şeylerle doldurdum. Size yazdığım bu hallerimi kimseye anlatamıyorum. Birike birike patlayacağım neredeyse. Acaba depresyona mı girdim?
Şimdi yazdıklarımdan sonra biraz rahatladım. Acılar paylaşıldıkca azalır demişler. Okuduğunuz için teşekkürler....
20 08 2007
Uzuuuuuuun bir aranın ardcından
Şimdi işe dönmeliyim. Yarın yazarım.... Herkese iyi günler
Obezanne Aysel
20 06 2007
birikti...
Şu geçen süre kendimle konuştum uzun uzun. Beklentilerim, hayatımın bu beklentileri ne kadar karşıladığı, mutluluğum ve mutsuzluğum, umutlarım ve umutsuzluklarım, başarılarım ve başarısızlıklarım....
İsteklerimi eriştiklerimi tarttım. Bunları anlatmayacağım burada ama şunu bilmenizi isterim ki daha iyiyim ve daha mutluyum
14 06 2007
Hayatıma devam ediyorum...
16 04 2007
İzmir'in 33 gül fidanına ağlıyoruz.
Ülkemizde bu olayın arkasından yas ilan edilmemesini protesto ediyorum. Bize yakışan ulusal yas ilan edilmesiydi. Televizyonlarda ucuz magazin haberleri devam ediyor. Yazıklar olsun bize, yazıklar olsun tepkisizliğimize, ruhumuzu acıma duygumuzu da mı kaybettik.
29 03 2007
Ne kadar nereye kadar bilemem ama bir süre ara vermek zorundayım.
Sizlere kolaylıklar dilerim. Diyetinizi bozmayın sakın:)
22 03 2007
saat 18.25 ve hava yeni kararmaya başladı. Günlerin uzamasına çok seviniyorum. Kışın hemen akşam oluveriyordu. Şİmdi çocuklarla iş çıkışı dışarı çıkıp gezebiliyoruz. Böylece gündüzleri onlarla geçirmiş gibi oluyor.
Düzenim iyi bu aralar. Yemeklerimde karboya dikkat ediyorum. Ama asıl yapmam gereken sporumu yapamıyorum. Sabah yürüyüşlerine başlamalıyım aslında. Sabah saat 7.30'de kalkıp dışarıda yürüsem 1 saat sonra eve dönüp duş alır çıkarım. saat 9.00'da işte olmam gerekiyor. Kışın havadaki kömür kokusundan yürüyemiyordum. Şimdi yürümenin tam zamanı. Hadi birlikte yürüyelim arkadaşlar:)
Yemek listeme gelince
sabah: peynir domates
ara: sütlü neskafe
öğlen: 1 tabak tas kebabı, salata
ara: sütlü neskafe
saat 17.30'da bir elma ve evden getirdiğim bir parça peynir. (Bu gün 20.30'da işten çıkacağım ancak.)
Evde ıspanağım var. Gidince de bir tabak yoğurtlayıp ondan yerim.
Yarın tartılma günüm. Bu bir kaç gün hariç geçen hafta çok yedim. Bu yüzden kilo verdiğimi hiç sanmıyorum. Umarım almamışımdır:(
16 03 2007
Cuma tartılması
14 03 2007
İç döküşlerim...
Bir de yaşantımda gelişen bazı olaylar eklenince ipin ucu kaçtı. Geçen ay evimi değiştirdim ben. Önceki evimde tam 6.5 yıl oturmuştum. Kirada tabii. 5 yıl evimi severek güzel güzel oturdum ama geçen sene evimin yanına bir ev yapıldı. Bizim ev karardı, güneş görmez oldu. Geçen yaz ev aradık, gene bu mahallede olsun istiyoruz. Güneş görsün istiyoruz derken bulamadık istediğimiz gibi. Biz de bu 2007 yazında taşınırız diye düşündük. Şimdi oturduğumuz evi görünce kış ortası da olsa taşınalım dedik. Çünkü tam istediğimiz gibi bir yerde, güneş içinde. biliyorsunuz kira peşin verilir. 15 ocakta kiramızı vermiştik. 21 ocakta bu evi tuttuk. İki eve de kira verdik bir ay içinde yani. 31 ocakta taşındım. Evi bir düzene koyup çocuklarla annemlere gittim. Bir hafta tatil yapıp döndüm. Döndükten sonra eşimle eski ev sahibine anahtarları vermek için gittik. Bize dediki
"1 aylık kira vereceksiniz."
"Ne kirası" dedik
"siz kirayı oturduktan sonra veriyorsunuz"demez mi? Şaşırıp kaldık. Aradan 7 yıla yakın bir zaman geçmiş adam 70 küsur yaşında laf anlatmak mümkün değil. Ne yapalım bilemedik. Kocaman adam bize diyor ki
"ben yalan mı söyleyeceğim"
Allahtan ilk konratımızı atmamışız onda da aynısı var. Kira peşin ödenecektir ibaresi yer alıyor. Kontratı görünce bir şey diyemedi. BU meselenin çözümü 3-4 gün sürdü. Sonra evde kalan bir kaç parça eşya vardı. Onları almaya gittik. Bu sefer amca bizden yine para istedi.
Sebep: Mutfak tezgahını kırmışız. Mutfak tezgaımız mermerdi bizim. İçinde dalga dalda iç çatlakları vardı. 2 sene önce üst komşu mutfağını komple değiştirdi. Maktabın titretmesinden bir anda mutfakdaki tezgahın dalgalı kısımı boydan boya çatladı. Hatta bulaşık makinemin hemen üstüydü çatlayan yer, ben de ev sahibim de apartmanda oturuyor onu çağırdım, çatlayan yeri gösterdim.
"Aman altında da bulaşık makinem var. Su mu kaçarsa makinem bozulur bunu ne yapacağız dedim.
Adam tezgaha su döktü bekledik aşağı su akmıyor.
"Kullan kızım böyle bir şey olmaz" dedi. Değiştirmek zorunda kalmasın diye bir şey de demedim. Aradan 2 sene geçti. Şimdi bize diyor ki "tezgahı değiştirin."
Biz de dedik ki "amca biz kırmadık ki değiştirelim olaylar böyle olmuştu, sana da göstermiştik hatta dedik.
"Olsun" diyor "siz kırmasanız da siz evdeyken kırıldı bunu tazmin edeceksiniz." 10 yıllık kırmadığım bir mermer tezgahın yerine yeni sıfır bir tezgah almamı istiyor. Eşim kimseyle kötü olmak istemez. Suçumuz olmadığı halde amca "150 ytl vereyim helalleşelim" dedi. Adam kabul etmedi. Sonra bir arkadaşımız "ne uğraşıyorsunuz 30 ytl'ye o çatlağı onaran yapıştırıcılar var." deyince çok üzüldük. BUnu mutlaka o eski evsahibimiz de biliyor. Ama bizden biraz daha para koparabilmek için ne yaparsam kardır diye düşünüyor. Biz şimdiye kadar ona hiçbir konuda zorluk çıkarmadık. Evin ufağını tefeğini yaptırdık ve kiradan hiç kesmedik. Bizim bu halimizi bildiğinden son fırsat bizden yararlanmaya çalışıyor. Adamın amacı belli. Ben de evden çıkarken düşünmüştüm ki Amca bize diyecek ki "çocuklar 7 yıl evimde oturdunuz. 1 gün bile kiramı geçiktirmediniz. Artışlarda beni üzmediniz. ikimizin de biribirene hakkı geçmiştir helaleşelim. Allah razı olsun..." Bir de adamın bize yaptığına bak. Şubat ayı buna üzülmekle geçti.Eşim üzüldüğüm için bana kızdı durdu. Ama gerçekten kafama taktım bu konuyu. Yaptıklarımızın karşılığını alamadığımız için oldu bunlar. Dürüstlüğün sonu bu olmamalıydı. 1 ton kömürümüz kaldı apartmanda onu bile almadık biz. Kış ortasında çıktık evsahibimizi madur etmeyelim diye bırakıp geldik öylece. Bir de bunu karşılığında karşılaştığımız davranışlara bakın. Siz olsanız üzülmez misiniz? Ben mi bu konularda çok hassasım bilemiyorum. Yaptığım iyiliğin bilinmesini istiyorum. Eğer anlaşılmayacaksa diğer insanlarla aynı olduğun düşünülecekse bu iyilikleri yapmanın ne anlamı var?
Şubat ayını bu üzüntülerle geçirince düzenim de bozuldu. Bunları yazmayı düşünmemiştim. Ama eğer anlatmazsam içinde kalırsa rahatlayamayacağımı yemeklerden hırsımı almaya çalışacağımı biliyorum. O yüzden paylaşmak istedim.
Şükür şu an her şey yolunda. Çocuklar iyileşti. Yeni evimi seviyorum. Hayatım güzel ilerliyor.
Herkese de mutlu ve huzurlu bir hayat dilerim. Üzüldüğünüz bir şey olursa mutlaka yazın. Ben sizlerle paylaştığımda çok rahatlıyorum.
Etiketler: Aysel yeni yeme düzenini uygulayacak:)
12 03 2007
Yeni bir haftaya merhaba...
Yarından itibaren hava soğuyacakmış. Ama bugün hava güneşli ve sıcak. Hafta sonu yağmur yağacak gibi bulutlar toplandı, nem iyice arttı. Yağmur yağmadı. Hava kapalı olunca nem oranı yükselince çok kötü oluyorum ben. Sanki üzerime tonlarca ağırlık çöküyor. O yüzden haftasonu pek iyi geçmedi. BU sabah da uyandığımda bir baktım güneş açmış rahatladım keyfim yerine geldi.
Kendime geçen hafta mikrodalga fırın aldım. İnternetten çeşitli tarifler buldum. Ama derli toplu bir yerde mikrodalgada yapılabilecek bir şeyler bulamadım. O yüzden yaptıklarımı denediklerimi anlatmak için mikrodalga yemekleri adıyla bir blog açtım.
Diyet yemek içmek durumları tam toparlanabilmiş değil. Bir düzenimdeyim bir düzenimin dışında. Bu sabah 90.7 geldim. Bir aydır 89-90 arasında yaşamaya alıştım. Kilo veremeyince yeme düzenininde de bozmalar başlıyor. BUna dayanmam lazım. 70'li kilolara geldiğinde kilo veremeyip de dayanan Sasha'yı düşünüyorum hep. O kilo veremediği halde düzenini bozmamayı başarmıştı. Biz de başaralım lütfen. Mart ayında hiç kilo veremesem de umrumda değil. Ben yeme düzenime uyayım da kilo vermemeyeyim. Ben üzerime düşeni yaptım diyebileyim. Zaten benim yeme düzenim yokluk diyetlerinden değil ki. Şeker, hamur gibi kötü karbolar yok. Bu şekilde yaşarken ileride yerim şimdi yemeyeyim dediğim bir şey de yok. Haftada 2-3 defa sütlü tatlı veya tuzlu bir parça çörek yiyebiliyorum. Sadece çikolata benim düzenimin en büyük bozguncusu. BUna bir çare bulmam gerek. Çikolata senden nefret ediyorum. Az aza ucundan kıyısından hayatıma girip yeme düzenimi mahvediyorsun. Sensiz kalmak istiyorum bir süre ayrı olmak istiyorum senden. Çünkü sen bir kere hayatıma girdin mi bir daha çıkmak istemiyorsun.
Umarım bu satırları okuyan herkes ruh ve bedeb sağlığı için kilo vermeyi kafasına koymuştur. Umarım bu satırları okuyan herkes zayıflamayı başarır.
Etiketler: ARTIK ÇİKOLATA YEMEK İSTEMİYORUM.
06 03 2007
Yıllık izinlerimden kullanabilir miyim?
Allah herkese sağlık versin....
Görüşmek üzere...
05 03 2007
Mikrodalga fırın
01 03 2007
2003 yılının sonlarına doğru bir gece kalbim küt küt atmaya başladı ben de panikledim. Hemen hastaneye her şey normal dğerlerinde çıktı. Psikolojik olabileceğini söyledi doktor. Anti depresan verdi. Ben de kullandım. Aradan zaman geçti. Bir programda doktor anlatıyordu: Çok dar kıyafetler giymek diyaframı, yani nefes alma düzenini etkiliyor. Dolayısıyla panik atak gibi kalp hızlı hızlı atıyor. Ben o zamanlar fazladan kilo almıştım. 92'lerden 96'lara çıkmıştım. Pantalonllarım dar gelmeye başlamıştı. Hatta pantalon o kadar sıkıyordu ki eğilip bir şey alamıyordum. Sonra 3-4 kilo verip eski kiloma inince panik ataklarım ortadan kalktı. Bir daha da yaşamadım. O günden sona da bir daha likralı olmayan bir pantalon almadım. Bugün giydiğim etek likralı değil. O yüzden biraz sıkıyor. Kırk yılda bir etek giydim, şimdi de nefes alamıyorum iyi mi?
Canım bu hafta sonu küçük bir tatil yapmak istiyor. Şöyle 2 günlüğüne termal otele gitsek. Havuzda yüzsem, ailece eğlensek. Bu tür tatilleri uzun tatillere tercih ediyorum ben. 2 günde rahatlıyorum, pazartesi işe mutlu bir şekilde başlıyorum. Hem evde olduğum zaman ev işi hafta içi için yemek yap gene yorgunlukla geçiriyorum. Bu hafta biaz farklı olsa iyi olacak. Bakalım eğer tatil yapabilirsem pazartesi yazarım. Evde adsl yok. Faturanın ödeme tarihini geçirmişiz. Hemen kesmişler. Yarın zamanım olursa yatırmaya çalışacağım.
Hadi bu hafta sonu hepimiz diyetimize uyalım. Pazartesine zaferle çıkalım. Evden uzakta olursam belki daha iyi uyarım diyete. Gerçi hafta sonu hava yağmurlu olacak diyorlar. O zaman bir yerlere gitmek fikri hayal olur. Neyse nerede olursanız olun, ne yaparsanız yapın mutlulukla kalın...
Yediklerime gelince:
Sabah: peynir, domates, şekersiz çay
Ara: sütlü kahve
Öğle: sebzeli güveç, salata
Ara: sütlü kahve
Akşam: (17oo) Ton balığı, sonrasında elma
Akşam 8'de evde olacağım. Az bir brokoli çorbam var. Bir kase çorba içeceğim.
Mart ayı raporu
Bgün çok yoğunum iş açısından. Gecelere kadar işteiym. Sbah kavlatı ettim. Öğlen dışarıda yiyeceğiz. Aşkam için de ton balığı var yanımda. Eve gidince de bir kase brokoli çorbası ieceğim. Bakalım bu düzeni uygulayabilecek miyim?
Herkese sağlıklı ve mutlu günler...
28 02 2007
Oh be kendime geldim.
Bugün buralar yağmurlu. Sabah yağmurla uyandık. Çok sevindim. Bol bol yağmur yağmasını diliyorum. Hava kapalı olduğunda ve yağmur da yağmadığında çok kötü olurum ben. Sanrım nem oranı yükselince bana alerji yapıyor. Başım ağrır, her yanım şişer, yerimden kalkmak istemem. Yağmur yağınca nemi de alıyor havadan. Yağ yağ yağmur, Teknede hamur, Bahçede çamur, Ver Allah'ım ver, Sicim gibi yağmur...
BU sabah tartıldım 90.1 geldim. Yarın 1 mart asıl tartılma günüm o. yarın 89.8 olursam Şubat ayını nötr sayacağım. Aslında hedefim ayda 2 kilov ermekti. Ama bu ay için geçerli olmadı, olamadı. Mart ayını iyi değerlendirmek istiyorum. 1 mart'ta 88 olma hayali suya düştü, 1 Nisan hedefimi 87 olarak açıklıyorum. Vatana millete hayırlı olsun.
Bugün dünden güzeldi.
Yarın bugunde de güzel olacak.
Hepimizin başarması dileğiyle...
26 02 2007
Haftasonu beni öldürüyor...
Anlatamayacağım kadar çok yedim.
Buna bir çözüm bulmam gerek. 3 aydır ilk defa bu kadar kötü bir haftasonu geçirdim. Bu sabah kendime geldim. İnşallah bu iki günü hafızamdan silmeyi başarırım. Vucudumdaki etkileri 1-2 hafta sürer sanırım.
Bu sebeple sizin de moralinizi bozduğum için üzgünüm. Ben nerede yanlış yaptım. Önce onu anlamalıyım. Aklıma gelen ilk sebep ŞIMARMAM. 7 kilo verince şımardım ben. Sanki her şeyi başarmışım gibi hissettim. Bilinçaltında bunu hakkettiğime kendimi inandırdım. Şimdi bunu düzeltmem gerek. Sadece 7 kilo verdim. Daha 20 kusur kilo daha vereceğim. İnşallah başarırırm. İnşallah hepimiz başarırız.
21 02 2007
Jerry çevresindekilerin çok sevdigi insanlardan biriydi. Keyfi hep yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir sey bulurdu. "Iyisini al, kötüsünü birak!" kaidesince hep iyi seylere odaklanmisti. Hatta bazen etrafindakileri çildirtirdi bile, "Bu adam bu halde bile iyimser olabiliyor?" diye. Birisi "Nasilsin?" dese "Bomba gibiyim!" diye cevap verirdi hep. "Bomba gibiyim!"
Jerry fitrî bir motivasyoncuydu.Yanindaki insanlardan biri o gün sikintiliysa Jerry yanina kosar, duruma nasil olumlu bakilacagini anlatirdi.Bu tarzi fena halde düsündürüyordu beni. Birgün Jerry`ye gittim,"Anlayamiyorum! Nasil her zaman, her sartta bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasil basariyorsun bunu?" diye sordum. Su ilginç cevabi verdi:"Her sabah kalktigimda kendi kendime `Jerry, bugün iki seçimin var: Havan ya iyi olacak ya da kötü!` derim. Her zaman havamin iyi olmasini seçerim. Kötü bir sey oldugunda yine iki seçimim var: Kurban olmak ya da dersalmak. Ben basima gelen kötü seylerden ders almayi seçerim. Birisi banabirseyden sikâyete geldiginde yine iki seçimim var: Sikâyetini kabuletmek ya da ona hayatin olumlu yanlarini göstermek. Ben olumlu yanlarinigöstermeki seçerim.""Yok yahu!" diye dalga geçtim. Bu kadar kolay yani... "Evet kolay!" dedi Jerry. "Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardir. Sen herdurumda nasil davranacagini seçersin. Havanin, tavrinin iyi yada kötü olmasini seçersin." Yani sen hayatini nasil yasayacagini seçersin."Jerry`nin sözleri beni çok etkiledi.
Onu uzun yillar görmedim. Fakat hayatimdaki talihsiz hadiselere dövünmek yerine olumlu seçimler yaptigimdahep onu hatirladim. Yillar sonra Jerry`nin basina çok vahim bir felaket geldi. Soygun için eve giren hirsizlar Jerry`i delik desik etmisler. Ameleiyati 18 saat sürmüs, haftalarca yogun bakimda kalmis. Taburcu edildiginde kursunlarin bazilari hâlâ vücudundaymis. Ben onu olaydan altiay sonra gördüm. "Nasilsin?" diye sordugumda "Bomba gibiyim!" dedi,"Bomba gibi!"" Olay sirasinda neler hissettin Jerry?" diye sordum, cevap verdi:" Yerde yatarken iki seçimim var diye düsündüm: Ya yasamayi seçecektim ya ölümü. Ben yasamayi seçtim."" Korkmadin mi? Suurunu kaybetmedin mi?"" Ambulansla gelen saglik görevlileri harika insanlardi. Bana hep `Iyileseceksin merak etme!` dediler. Ama acil servisin koridorlarinda sedyemi hizla sürerken doktorlarin ve hemsirelerin yüzündeki ifadeyigörünce ilk defa korktum. O gözler bana "Bu insan ölmüs!" diyordu.Birseyler yapmazsam biraz sonra ölü biri olacaktim."" Ne yaptin?" diye merakla sordum." Kocaman bir hemsire yanima yaklasti ve bagirarak herhangi birseye ihtiyacim olup olmadigini sordu. ` Evet!` diye cevap verdim. ` Var` Doktorlar ve hemsireler merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladim ve bagirdim: `Benim kursunlara alerjim var!..` Doktor vehemsireler gülmeye basladilar. Tekrar bagirdim: `Ben yasamayi seçtim.Beni bir canli gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi degil!"Jerry sadece doktorlarin büyük ustaliklari sayesinde degil, kendi olumlu tavrinin da büyük katkisiyla yasadi. Yasamasi bana yeni bir ders oldu. Hergün hayatimizi dolu dolu yasamayi seçme sikkimiz ve hakkimiz oldugunu ondan ögrendim ve herseyin kendi seçimlerimize bagli oldugunu da...
Mademki "Hayat, seçimlerden ibarettir." Ben de seçeneklerimi gözden geçiriyorum:
1 Ya şişman bir insan olarak hayatımı devam ettireceğim.
2. Ya da zayıflamak için çaba göstereceğim.
Ben seçimimi 2. şıktan yana yapıyorum. Ne kadar olur, ne kadar sürer bilemiyorum ama ben ZAYIFLAMAYI SEÇTİM.
20 02 2007
Hafta sonunu yeme krizleriyle geçirdikten sonra bugün iyiyim. kendime güvenimi kaybettim bir an. Aslında bu kriz 1 hafta öncesinden yavaş yavaş başlamıştı. Artçi sarsıntılar ufak kaçamaklarla kendini anlattı. Ve cumartesi asıl büyük yıkımı yaptı. Yedim yedim yedim ve kendime kızmaya başladım. Başarısızlık düşüncesi arkasından suçluluk duygusunu tetikledi. Böyle zamanlarda sanki çift kişilikli biri olup çıkıyorum. Kendime bir kızıyorum bir acıyorum. 89 kiloya indim. Kolay bir şey mi bu? Nerdeyse 7 kilo verdim. Hem de kendimi çok yormadan, üzmeden yavaş yavaş. Arada bir bu tür krizlerin olması normal. Önemli olan sıklığının artmaması. BUgün artık kendime geldim ve hayatıma yeme düzenime kaldığım yerden devam ettim.Sabah salata ve peynir yedim. Öğle yemeğinden önce sütlü bir neskafe içtim. Öğle yemeğinde kıymalı patlıcan ve salata yedim. Akşam eve gelince de dün yaptığım kabak yemeğini ve bir porsiyon sulu köfteyi götürdüm. Aralarda 5-6 ceviz kırıp yedim. Biraz önce de 1 portakal soydum kendime. Günü bu şekilde tamamlamış oldum. Yarın eve gelince ilk iş brokoli çorbası yapacağım. Evde çorba olması iyi oluyor. Kış günleri dolabı açınca ne yesem diye düşünmem gerekmiyor. Hemen bir kase çorba ısıtıp sıcak sıcak içiyorum.
Herkese iyi geceler...
18 02 2007
Adsl düzeldi ama u sefer de ben bozuldum:(
Çikolata yeme krizine girdim dün. Yok arkadaşlar bu hafta sonlarını atlatmak deveye hendek atlatmaktan daha zor.
Cumartesi günü kahvaltı keyfinden sonra ailece dışarı çıktık. Hava çok güzeldi. Akşama kadar dışarılarda gezindik. Alışverişimizi yaptık. Kipaydı Migrostu derken akşam oldu. Geç kalktığımız için sabah sporumu yapmamıştım onun yerine geçti bu gezmeler diye düşündüm. Akşama doğru yemeği de dışarıda yedik. Eve karnımız tok döndük. Karnım tok hiçbir gereği yuokken aklım dolaptaki çikolatalara takılmaya başladı. Çocuklara birer parça verdim. Anne ye diye ısrar ettiler, ben "Yavrum ben yemekten sonra çikolata yemeyi sevmiyorum sonra yerim" diyerek atlattım o anı. Saat 22.00 sularında mutfakta masada kalan çikolatayla bakışmaya başladık. Bir parça yiyeyim de aklımda kalmasın dedim. Bir parça, sonra bir parça daha , sonra bir parça daha... Hepsini yedim. Ama duramıyorum. Dolaptaki ikinci paketi de açtım. Bir parça bir parça daha derken 80 gramlık koca paketi de bitirdim. Şu an yazarken bile kendim şaşıyorum. Nasıl o kadar çikolatayı bir defada yedim? Neden yedim? yemesem ölür müydüm? Kendime niye bu şekilde eziyet çektiriyorum? Hala üzüntü içindeyim. Çikolata yediğime değil iradesizliğime üzülüyorum. Pek çok insanın yaptığı gibi bir parça ye orada bırak değil mi? Kaçmıyor ya çikolatalar. Evde bitse markette yığınla. Her zaman çikolata alacak paran var. Kaptı kaçtı yapmanın ne gereği var.
Neredeyse 3 aya yaklaşan yeme düzenim ilk defa bu kadar büyük bir darbe aldı. Bunu gözden geçirmem lazım. Olan oldu ama neden oldu? Sorunu çözmezsem onu saklamaya çalışırsam gizli gizli beynimi kemirecek ve en olmadık zamanda karşıma daha da güçlenmüş olarak çıkacak. Bu sefer olmaz. Bu kadar inanmışken olmaz. Yeme konusunda iradeli olmaktan başka çarem yok.
Pazartesi daha moralli bir hafta başında görüşmek üzere
15 02 2007
Haftanın son postu...
Bu sabah tartıldım: 89.2 geldim. 90'lardan yavaş yavaş uzaklaşıyorum. Bu ayı 88-89 arasında gidip gelerek geçirmeyi umuyorum. 1 Marttaki hedefim: 88.
Yeme düzenim iyi gidiyor. Sabahları peynir yeşillik çay, öğle ve akşamları sebze veya et yemeği, mutlaka salata şeklinde menüm var. Salata yerine brokoli ve karnabaharı haşlayıp yoğurtlu yiyorum. Bu ara evde puding ve sütlaç yapıyorum. Tatlı ihtiyacımı gidermek için iyi oluyor. En masum tatlı meyveden sonra sütlü tatlılar çünkü.
Günlerim güzel geçiyor. Çocuklar iyi. İş iyi. ev iyi. aşk iyi. Daha ne olsun. Değil mi? Pazartesi görüşmek üzere.
Herkese iyi günler dilerim...
14 02 2007
Sobelerin cevapları
Benim hakkımda bilinmeyen 5 şey:
1. Çalıştığım yerdeki pozisyonum oldukça iyi. Ama ben hizmetliye oda temizliği yaptırmak için bile konuşmaya sıkılırım. Emir vermek asla benim tarzım değil. Evdeki bakıcım sadece çocuk bakar. Çevremdekiler ev işlerini de yaptırsana diyorlar. Ama ben kadına emir veremediğimden o da hiçbir ev temizliği yapmaz.
2. Yüzümün Perihan Savaş'a benzediğini söylerler hep. Tabii bunu zayıfken söylüyorlardı. Hormonlu Perihan Savaş oldum şimdi.
3. İş hayatımda çoluk çocuğa karışana kadar çok hırslıydım ve hızla da ilerleyecek gibiydim. Ama çocuklarım olunca kariyer ikinci plana atıldı. Bundan da hiçbir zaman pişmanlık duymadım.
4. Beni tanımayanlar sadece dışarıda görenler çok soğuk olduğumu düşünür. Duruşum ciddi ben ne yapayım. Ama beni tanıyanlar çok takdir eder. Hem böyle bir kariyerim var hem de çok alçakgönüllüyüm diye. Bundan her zaman gurur duymuşumdur.
5.En sevdiğim renk kırmızıdır. Dolabımda mutlaka kırmızılı gömlekler ve tişörtler bulunur. Hatta 2 gün önce LC Waikiki'den kırmızı bir üst aldım. Beyaz yakası ve kol ağızları var. Hani içinde beyaz gömlek varmış gibi duruyor ya işte onlardan. 3xl'si bile vardı. Hem de indirimde 19 ytl. İhtiyacı olan varsa waikikiye bir uğrasın her rengi var.
Size işimi yaşadığım şehri çocuklarımı da anlatmak isterdim. Ama tanınmak istemediğimden bunları es geçiyorum. Kusura bakmayın. Yoksa sizlerle paylaştığım pek çok şeyi çevremdeki arkadaşlarımla paylaşmıyorum.
13 02 2007
Benden son haberler...
Kilo 89.4 şu anda. Şubat ayına 89 ile girdim. Bu ayda bu şekilde devam edersem 89 kiloya vücudum alışacak. Böylece 90'lara veda etmiş olacağım. Kendime yeni bir elbise aldım. 50 beden göğsü kruvaze alt kısım etek çan şeklinde. Bana çok yakıştı. Halbuki elbisenin hiç yakışmayacağını düşünmüştüm. Çok mutlu oldum. Kendimi daha iyi hissettim. 24 kasımdan bu güne 6 kilo vermiş oldum. 2.5 ayda 6 kilo çok iyi bence. Bu hızla kilo vermek çok iyi. 2 kilo vermiş oluyorum inşallah bir daha da almayacağım. Hepinize iyi günler dilerim.
09 02 2007
İşte yeni haberler...
Eve geldiğimde hemen bir post yazmıştım ve tatilde yeme düzenimin iyi gittiğini söylemiştim. Galiba kendime nazar ettim. Çarşamba akşamı 60 gramlık fındıklı çikolatayı götürdüm. Annemlerden gelirken 3 tane çikolata getirmiştik. Akşam evde yiyecek doğru dürüst bir şey olmayınca ben de çikolatayı yedim. Uzun zamandır yemediğim için herhalde şekerim ani yükseldi. Böyle uykulu bir hal aldım. Sanki uyuştum. 1-2 saat uyuduktan sonra kendime geldim. Şimdiye kadar hep sütlü tatlılardan yemiştim. Bayram da bile bir tane dahi çikolata yememiştim. Bir anda 60 gr birden yiyince fena oldum. Demek ki sadece sütlü tatlı yenecek.Çikolataya bir süre daha "Hayır" diyoruz.
Evdeki ADSL de bir sorun var. İnternete giremiyorum. İşten yazıyorum bu postu. O yüzden kısa kesmem gerek. Sizlerin bloglarına ancak pazartersi bakabileceğim. Görüşmek üzere...
07 02 2007
Döndüm
Ailemi gördüğüm için çok mutlu oldum öncelikle. Ailece yapılan kahvaltılar akşam yemekleri çay sohbetlerini özlemişim. Aileme daha yakın olmayı isterdim. En azından ayda bir görüşebilirdik.
Bundan sonra ancak yazın gidebilirim bir daha. Kış günü çocuklarla yolculuk da tatil de zor oluyor.
Ailemin yanındaydım çeşit çeşit yemek tatlı tuzlu ne ararsan vardı. Hele bir de Avrupadan getirilmiş çikolatalar ve şekerlemeler vardı ki sormayın. Ama ben ne yaptım. Çok azını yedim. Kendimle gurur duydum.
Kilom bu saha itibariyle 89.7
24 01 2007
Yarın kısa bir tatile çıkıyorum.

21 01 2007
Hızla gide hızla geri gelir...
20 01 2007
neyse vardır bunda da bir hayır...
Bir haftadır yoğun bir iş temposundaydım. Şimdi işlerim biraz hafifledi. Hatta çocuklar Şubat tatiline girince ben de izin alıp annemlere kaçmayı planlıyorum. Yazdan beri görüşemedik. Çok özledim onları. Kendi çocuklarım olduktan ve yaşım kemale erdikten sonra aileme karşı daha anlayışlı oldum. İlk başlarda ailemi özellikle de babamı çok eleştirirdim. Şimdi onu anlıyor ve yaptıklarını bana yanlış gelse de onaylıyorum. Bu oların hayatı. Nasıl ben benim görüşlerime, kararlarıma saygı duyulmasını istiyorsam onlara da aynısını göstermeye başladım.
Yeni yeme düzeniyle aram iyi. Zaman zaman karbo alıyorum. Yani bu zaman aralığını soracak olursanız haftada 4-5 diyelim. Onun dışında sebzeye, meyveye ve proteine devam. Proteinler arasında en çok peynir tüketiyorum. Sabahları çoğunlukla peynir, arada yumurta yiyorum protein olarak. Yanına mutlaka marul, maydanoz, domates ekliyorum. Öğlene kadar ya sütlü neskafe içiyorum ya da bir elma yiyorum. Öğle yemeğini bazen evden getiriyorum. (Küçük bir termosum var içine Nilay'ın sebze çorasından yapıp koyuyorum. Dardanel tondan her zaman dolabımda 1-2 tane bulunduruyorum.) bazen de dışarıda yiyoruz. Böyle zamanlarda etli sebze yemeği ve salata alıyorum genelde. Bu ara beni sıkıntıya sokan tek şey kuruyemiş oldu. Geçen hafta bolca almıştık. Bir iki derken baktım ki günde en az 100 gr. kuruyemiş tüketir olmuşum. Allah'tan bugün bitti de rahatladım. Zaten kuruyemiş bende alerji de yapıyor. Ama evde olunca insan dayanamıyor ucundan kıyısından yiyor işte. En iyisi böyle zararlı yiyecekleri evde bulundurmamak. Misafir için hazır karıştırıkmış kuruyemiş alacaksın. hemen tükenecek. 250 gr ondan 250 gr bundan alınca haliyle hemen tükenmiyor. Kuruyemişler arasında bence en sağlıklısı ceviz. her gün 1-2 tane ceviz yiyorum. Onun bir zararını da görmiyorum. Hem kuruyemiş ihtiyacımı da karşılamış oluyor. Bazen akşamdan suya koyarım cevizleri. Sabaha kadar bekleyince taze cevizmiş gibi tadı oluyor. Suyu da çok şifalıymış. Suyunu da içiyorum.
ühü ühü
15 01 2007
Benim mucize diyetlerim...
Öğle yemeği vakti...
14 01 2007
900 gr'a daha elveda dedim.
Bu sabah tartıldım:91.5 kiloyum. 14 günde 900 gr. daha eridim. Belki az kilo veriyorum ama beni yormuyor bu şekilde kilo vermek. Karbonhidratlı ürünlerden olabildiğince uzak duruyorum. Çok nadiren -özellikle de misafirliklerde- yiyorum
Geçen hafta bir akşam oturmasında 1.5 adet tatlı yedim. Başka bir şeye de elimi sürmedim. Cuma günü de patatesli, bulgurlu kısır yedim bir porsiyon. Bir de kuruyemiş yönünden bir kaç kaçamak yaptım. Hepsi bu kadar. Şu anki düşüncem 88 kiloya inene kadar karboları sıfırlamak. Sonra da 2-3 güne bir sağlıklı karbolardan ekleyeceğim yemeklerime. Mercimek, kurufasülye ve bulgurlu öğünler hazırlayacağım. Böylece bu yiyecekler hayatıma tekrar girmiş olacak. Ama şekerli ve unlu gıdalar daha uzun zaman soframda yer bulamayacak.
BU aralar üzerimde bir kırgınlık var. Ne hastayım ne de iyi. Bu yüzden yürüyüşlerim zaman zaman aksıyor. Ama aksadı diye ben de boşlamıyorum. İyi hissettiğimde hemen koşu bandına çıkıyorum. Sabah 30 akşam 30 toplam 60 dakika yürüyorum. 4 kilometre ediyor toplamda. 200 kalori yakmış oluyorum. 45 dakikaya çıkarmaya çalışacağım ileriki günlerde.
Yürüyüş bandındayken sıkılmamak için kendime küçük bir ipot aldım. Hareketli müzikleri yükledim. Vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorum. Bir ara dizüstü bilgisayara filim koyup karşısında geçtim. Hem izler hem yürürüm dedim ama o çok zevk vermedi. Filmi anlamak için yavaş yavaş yürüyorsun. Bir anlamı kalmıyor.
Gram gram da olsa herkesin kilo vermesi dileğiyle...
10 01 2007
Neden yeni adres?
Ayrıca obez anne olmak istemiyorum artık. Mademki kendi yeme tarzımı yaptım. Artık kendim olmalıyım diye düşündüm ve Ayselce.blogspot doğmuş oldu.
Aysel
09 01 2007
Son kilo durumum
Görüşmek üzere...
Aysel
06 01 2007
Aysel der ki: mutluluk elimizde...
Bence bunun sebebi çok açık "Hep kolay yolu seçmeyi istedim."
Mucize bir diyet ve kilolardan kurtul.
Olmadı mı
Mucize bir ilaç ve kilolardan kurtul.
(bu muzice yöntemleri ileride anlatacağım)
Ama ben bu kiloları muzice bir şekilde 2-3 ayda almadım ki 2-3 ayda verip kurtulayım. Tam 10 yıldır bu kısır döngüde yaşadım durdum. Hep zayıf hayal ettim kendimi. Bayramlar, tatiller gelince telaşlandım. Ailemin beni her zaman daha öncekinden de şişman görmelerine üzüldüm. Onların üzüntülerini hissettim. Benim için üzüldüklerini görünce üzüldüm. Bana nasihat eden herkese düşman oldum. Çoğu zaman yapılan ihtarlara gülüp geçtim. Şakaya vurdum. İçimden ne kadar üzüldüğümü anlamasınlar diye. Hele hele sırf şişman olduğum için insanların benim kariyerime şaşırmaları beni perişan etti. Haytım boyunca kilom yüzünden daha yaşlı daha bakımsız durduğum için beni üzen olaylarla karşıulaştım:
Anektot 1: Bir kız isteme sırasında annem ve ben yan yana oturuyorduk. Kızın akrabaları bizi tanımıyor tabi. Biri dönüp bana dedi ki "Siz damadın annesi misiniz?" deyince şaşaladım kaldım (Kardeşimle aramda sadece 4 yaş var. Be münasebetsiz kadın, ben o kadar da yaşlı mı görünüyorum diyemedim tabii.) O zaman daha 30 yaşındaydım.
Anektot 2: Okulda bir gün yaşlarımızı söylüyoruz. Ben 73'lüyüm dedi biri ben de dedim. İnanamadı. hadi canım şaka yapıyorsun dedi. Demek ki beni çooook yaşlı sanıyordu.
Anektot 3: Geçen güz bir misafirlikte oturuyoruz. Bakıcıdan laf açıuldı. Beni tanımayan hanımın biri "Sen de mi bakıcılık yapıyorsunuz?" diye sordu. Beni ancak bakıcılığa layık görmüştü.
Anektot 4: En sinir olduğum şey de geçen sene kilo verip verdiğim kiloları geri alınca çevremdekilerin "Doktora şu kadar parayı boşu boşuna vermiş oldun. Bari bize vereydin de biz yiyeydik. Boşa gitti nasıl olsa..." söylemleri oldu.
İşte böyle arkadaşlarım,
"mutluluk için karbolara elvada, yeni yaşam düzenime merhaba"
04 01 2007
Hayat Hikayemi bilmeyenler için...
Geçen gün bir foruma hayat hikayemi yazdım. Düşündüm ki bunu sizlerle de paylaşmalıyım.
1993 Üniversiteden mezun olurken 56 kiloydum.
1995 İki yıl sonra evlenirken 64 kilo olmuştum.
1996 Hamile kaldığımda 67 kiloydum.
1996 Doğuma girerken 87.
1996 Doğumdan 15 gün sonra 75 kiloya düşmüştüm. Şöyle dedim kendi kendime "Hamilelik sebebiyle 8 kilo aldım. nasıl olsa veririm". İşte her şey o zaman başladı. Çocuğa süt olsun diye yediklerim et oldu bana.
1997 Bebeğim 8 aylıkken sütten kesildi. Tartıya bir çıktım olmuşum 84. Tamam dedim "DON'T PANİC" hemen diyet yürüyüş kilo vereceğim yürüyüş. Hoop 79 oldum.
1998 78-79 arasında yaşadım. Yılın sonlarına doğru sonun diyet ve yürüyüşle 72 kiloya indim. ÇOOOOK mutluydum. 67 kiloya inip orada yaşamayı umuyordum. Tabii diyeti bırakınca kilolar HOOOP geri geldi, hem de yanlarında 10 kilo arkadaş da getirmişler.
1999'un sonunda 87 kilo olmuştum. AşAma aşama kilo almaya devam yani. Ama ben durur muyum? Bir diyet iniyorum 83'e arkasından diyeti bir boşluyorum oluyorum 92.
2001 ATKİNS diyetiyle tanıştım. 14 kilo verdim 1.5 ayda 79 kilo oldum tekrar .Yine çok mutluydum. Duramadım tabi orada oldum 94
2003 yılında 96 kilo olmuştum bile. BU arada ikinci bebeği istemeye başladık. Ama kilodan dolayı da korkuyoruz.
2005 yılında 98 kiloyla hamile kaldım. Doğuma giderken 114 kiloydum. Doğum sonrası 97 kiloya düştüm. Ama 105' çıkmam çok da vaktimi almadı. 33 yaşındaydım. 2 çocuk annesiydim. Başarılı bir çalışandım. AMA MORBİT OBEZ olmuştum sonunda. Son bir gayretle doktora gittim. diyet-akupunktur- yürüyüşle 22 kilo verdim. Sonra 10'unu geri aldım. Şimdi 93 kiloyum.BU sefer son diyerek kendimce kararlar aldım.DİYET YOK.DİYETİSYEN YOK.ŞOK DİYET YOK.Hamur işleri ve tatlılardan uzak duracak şekilde yeni bir yeme düzeni oluşturdum. Tatlı ihtiyacımı elma, mandalinden karşılıyorum artık.BU benim hayat tarzım olsun istiyorum. Bu defa kendimi daha iyi hissediyorum. 1.5 ayda topu topu 3 kilo verdim. Ama çok mutluyum. Çünkü kısıtlamalar yok. Listeler yok. BEN varım. BENİM tarzım var.Herkese ne yolla verirlerse versinler kalıcı sonuç almalarını öneriririm. Bir Obez olarak her zaman yanınızdayım.
03 01 2007
Yeni yıl ilk hedefi...
Yeni yıl hedeflerimi belirledim. KİLO VERMEK
1. Sağlıklı bir hayat için KİLO VER...
2. İstediğin gibi giyinebilmek için KİLO VER...
3. Yaşını göstermek için KİLO VER...
4. Otobüse, dolmuşa bindiğinde (anında oturanı sıkıştırmamak için) utana sıkıla oturmakmamak için KİLO VER...
5. Bir yere ev gezmesine gittiğinde çalışan kendine güveni olan bir kadın olduğunu göstermek için KİLO VER...
6. İyi bir anne olabilmek için KİLO VER...
7. Annemi, babamı, çocuklarımı, kocamı ve Baskül ailemdeki arkadaşlarımı sevindirebilmek için KİLO VER...
Not: 31 Aralık'ta tartıldım. 92.4 geldim. Buygün bayram bitti ve durum biraz kötü: 93.7 Bayramda ister istemez tatlılarla karboları aldım tabi. Bugünden itibaren dengelemeye başlıyorum. Çorbam ocakta pişiyor. Herkese kolay gelsin...
31 12 2006
Yılbaşı...
29 12 2006
Yeni yıl yaklaşırken...
8 Aralık 2005'te Akupunktur ile zayıflamaya başlamıştım. İşte tam o tarihlerde blog dünyasına giriş yaptım. 107 kiloydum başlarken. Mayıs ayına kadar süren akupunktur-diyet-spor üçlüsü ile 85 Ve kiloya kadar düştüm. 22 kilo! Çok mutluydum. Kilo vermem durdu tabii olrak bu kadar kilodan sonra vucut 83-85 kilo arasını kendine direnç noktası olarak belirledi. Ve asla inmeyi düşünmedi. Bunun üzerine dedim ki kendi kendime yaz tatilinde kilomu koruyayım. Eylülde tekrar doktora giderim. Hem kilom da sabitlendiği için buradan aşağı inmek daha kolay olur. Ama olmadı. Yemeye başlayınca tıpkı alkolikler gibi sonuna kadar gittim. Durma noktam yok oldu sanki.Kendimi kontol edemedim. Yaptığım bir kaç deneme de başarısız oldu.
Nihayet 24 Kasımda tartıya son kez çıktım ve 95.6 kiloyu gördüm. Binbir güçlükle VERİLMİŞ ONCA KİLO ve doktorlara verilmiş tomarla para boşa gitti. 9-10 kilo almıştım. O gün şu kararı aldım.
2007'den dileğim bu yeni düzenimi kendime uyarlamak, bu şeklide yaşamaya alışmak. Acelem yok. Ayda 1-2 kilo arasında vermeye dünden razıyım. Evdeki baskülleri kaldırdım. (Biri dijital bir klasik iki tartım var. Diyete başlar başlamaz birinden iner öbürene çıkarım. Tabi bir anda uçup gitmiyor kilolar. Moral bozukluğuyla yemeye devam. Artık hafta bir tartılıyorum. Pazar sabahları tartılma günüm. Onun dışında baskül gardrobun üstünde yatıyor. Dinlenmek onun da hakkı:)
25 12 2006
3.4 kilo
Karbosuz yaşıyorum derken tamamen kestim anlamına gelmesin. Örneğin elmadaki karbonhidrat yüksektir. ben şeker ihtiyacımı karşılamak için her gün en az 3-4 elma yiyorum. Portakal ve mandalini de eksik etmiyorum. Sebze yemeklerini de yağlı yapıyorum. Yağsız yemeğin tadını alamıyorum. Hem yediklerimden zevk alıyorum böylece hem de azar azar kilo veriyorum. Daha ne isteyeyim...
21 12 2006
Bekliyorum...
Öyle bir hava da gel ki
Vazgeçmek mümkün olmasın...
Bekliyorum, tartılma günümü sabırsızlıkla bekliyorum. 2-3 kilo vermiş olduğumu düşünüyorum. Bu pazar bir ay dolmuş olacak. Her ne kadar derdim kilo değil sağlık desem de merak ediyorum işte.
Karbosuz yaşamayı gerçekten seviyorum. Nilay'ın çorbası da imdadıma yetişti. Sasha'nın brokoli çorbasını da deneyeceğim, o da karbosuz. Okulda peynir ve elma yiyorum genelde. 250 grlık örgü peyniri alıyorum yanına da 1 kilo elma. 3 günlük öğle yemeğim böylece çıkmış oluyor. Arada da ton balığı ve marul yiyorum. Malum ton balığı ekmeksiz bir şeye benzemiyor ben de göbekli marulun iç kısımlarını getirip ekmek niyetine yiyorum. Ton balığını marulun içine koyup sandeviç yapıyorum. Tavsiye ederim gayet iyi oluyor.
Bu bir ay içinde zaman zaman karonhidratlı ürünler de yemek zorunda kaldım. Ama devede kulak olacak kadar ancak. 2-3 defa tatlı,1-2 defa sarma, bir defasında da patates salatası yemek zorunda kaldım ev gezmelerinde. Tabağı getirince hiç bir şey yemeden iade etmene izin vermiyorlar. Ben de en az zararlısı hangisiyse onu seçip yiyorum.
Ne dersiniz bu defa olacak mı acaba? Obezanne ne zaman blogunun başlığını değiştirecek. 6 ay? 1 yıl? er ya da geç benim acelem yok. Sağlıklı bir yaşam için yeni düzene devam...
18 12 2006
Resim ve anlattıkları
Aslında koyu renkli giydiğim için kilom daha az görünmüş. Yani bundan daha şişmanım ben.
Kilo konusunda artık şu zaman şu kiloda olacağım diye bir ön şartım yok. Kendimi sınırladığım için kilo verince şımardım ben. Hemen de geri aldım tabii. 86 kiloydum geçen haziran 95 kiloyum şimdi. 9 kilo geri geldi.
Geride kalmış olsun bütün bunlar. Diyet yapmıyorum ben. Bunu üstüne basarak söylüyorum. Ben yaşam tarzımı değiştirdim. Bu değişiklik sağlıklı olmamı sağlayacak.
14 12 2006
İyi hafta sonları
Obez anne der ki:
diyet yapan ya da yapmayan
obez olan ya da olmayan
herkese mutlu günler... :)
13 12 2006
19 gündür
Kilo verdim sayılmaz henüz 19 günde toplam 800-900 gram gitmiş oldu. Bu aralar sporu ihmal ettim. Onu da eklersem ayda 2-3 kilo verebilirim diye düşünüyorum.
Bu arada 15 Aralık'ta Bim'de laterel stepper 69 ytl'den satışta olacakmış. Onu da almayı düşünüyorum. İlgineneler varsa BİM'e baksın.
Herkese daha zayıf ve sağlıklı günler diliyorum....
06 12 2006
Artık yaşam şeklim değişti
Her gün sebze, meyve, süt, yoğurt ve et yiyorum. Ekmek ve şekeri hayatımdan çıkardım.
Bunun sebebi biraz benim bünyem ile alakalı. Ben karbonhidratlı ürünleri tükettiğimde yorgunluk daha da fazla tüketirsem terleme gibi şikayetlerim oluyor. Bu yüzden geçen hafta canıma tak dedi. Ben de bu ürünleri hayatımdan çıkarmaya karar verdim.
Böylece biraz da kilo vermiş olacağım. En azından öyle umuyorum.
15 11 2006
Güzel bir günden merhaba
Yeme düzenim bir iyi bir kötü. Her sabah azimle başladığım diyet her akşam bozuluyor.
Diyet bozulunca blogu da boşladım. Hepinizin diyet konusunda gösterdiği gayreti takdir ediyorum. Bu aralar diyetten konuşmasam olur mu?
Bloguma müzik yüklemek istedim. Biraz başardım ama müzik aşağıda yer alıyor site açılınca otomatik açılsın istiyorum ne yapmalıyım arkadaşlar?
Ben çok fazla dizi tutkunu değilimdir. Her hafta belirlediğim beğendiğim bir bilemediğiz iki dizi izlerim. En çok "Bir İstanbul Masalı"na takılmıştım. Dün gece"Binbir Gece"yi izledim. Bu dizi izlenme rekoru kıracak bence. Kadro çok iyi. Konu çok iyi. Bu seneki dizim "Binbir Gece"
02 11 2006
Dün kapıda kaldık.
Dün akşam hazır mantı almıştım onu yaptım hemen. Bir tabak yedim.
Bu sabah peynir, domates bir dilim ekmek yedim. Öğle yemeğimi evden getirdim.Bir dilim peynir, domates, salatalık, 2 dilim ekmek.
Akşam içinde dünden haşladığım tavuk gögsü vardı. Salatanın içine doğrayıp onu yieceğim.
Yarın için ıspanak aldım. Yoğurtlu ıspanak yemeyi planlıyorum.
Herkese mutlu günler.
01 11 2006
Diyete devam
saat 13.26 ve ben acıktım. Burada yiyecek bir şey yok. Elma getirmiştim. Ondan yedim bir tane. Bir de başak bisküvi alıp onu yiyeceğim öğlen yemeği olarak.
Bu öğlen öğününe bir çözüm bulmam gerek. Ton balığı konservesi, una kepekli ekmek ve meyve alıp çekmeceye atayım. Sizler iş yerinde ne yapıyorsunuz. Pratik çözümlerinizi beklerim.
30 10 2006
Diyette birinci gün
Aslında 3-4 gündür düzen kurmaya çalışıyorum. Bugün oturttum.
Sabah, 2 dilim ekmek, peynir, domates yedim
Şimdi saat 12.33 ve kepekli eti bisküvi ve elma yeyeceğim.
Bana şans dileyin...
19 10 2006
Kadir Geceniz Mübarek olsun
07 10 2006
04 10 2006
Mutluyum, mutlusun, mutlu
Hepinize iyilikler dilerim. Ben iyiyim. Bu aralar nedense fazla fazla mutluluk hormonu salgılıyorum. Kendimi hayatım konusunda şanslı buluyorum. Nedenini daha ben bile bilmiyorum.
Yemeklerle aram iyi. Fazla fazla yemiyorum. Hatta geçen hafta zor olan bir pantalonum vardı. Bu hafta biraz daha rahatlamış gibi geldi bana. Ama tartılmaya korkuyorum.
Güzel günler dilerim...
21 09 2006
Yazacak ne kaldı?
89'u görmeden buraya bir daha post atmayacağım.
Hepiniz mutlu kalın. Öptüm...
14 09 2006
Pınar'In diyet listesi
12 09 2006
Diyette miyim?
Sabah uyanınca ilk iş yürüyüşe çıkıyorum. Eve gelince 20 dakika koşu bandındayım. Duştan sonra kahvaltıya başlıyorum.
Asıl diyet listem aşağıdaki gibi. Ama her zaman uyamıyorum.
Kahvaltım: Peynir, domates, bir dilim çavdar ekmeği, 2-3 bardak şekersiz çay(arada yumurta)
Ara: Çay, nescafe
Öğlen: Meyve (işten eve dönemediğimden bir adet meyve yiyorum mecburen. Ton balığı ve 1 dilim çavdar getireceğim yarın)
Ara: Bol bol çay, nescafe.
Akşam: Salata, protein
Gece: Meyve
Ramazan'dan önce 2 kilo vermeyi planlıyordum. Hala umudum var.
Evde, işte, alışverişte işler yoğun. Bakıcı ile alışmaya çalışıyoruz. İşte ders dağılımları ile uğraşıyoruz. Alışverişte yeni halılar aldım. Tam istediğim gibi olmadı en uyanını aldım artık. Evlendiğimizde masa ve sandalye almıştık. Yemek odası almamıştık. Hem ekonomik nedenlerden hem de ilk evimiz daracıktı. Şimdi sıra ona geldi. İstikbal'e baktım fiyatlar oldukça fazla. 3.700 - 4.500 YTL aralığında. Ben 2000 - 2.500 YTL'yi geçmesin istiyorum. Bakalım araştıracağız artık. Gerekirse bütün takımı almam. Bir gümüşlük, bir masa, 6 sandalye ve bir de
konsol alsam tamamdır. Televizyon sehpası ve gümüşlüğün küçük parçasına gerek yok bence.
Sık sık bilgisayara girebiliyorum. Sizlerin blogunu ziyaret ediyorum. Aranızdayım. Bloguma pek yazamıyorum. Hoş görün artık...
07 09 2006
Beraat Kandili
06 09 2006
Merhaba Arkadaşlar...
herkese bol diyetli günler...
Geçen hafta çok yoğundum.
Önce en önemli haber: Bakıcı.
Bu hafta yeni bakıcımızla anlaştık. Evde onunla kaldım. Eve ve çocuklara alışması için. Şimdilik bir problem yok. İnşallah sorun yaşamayız. Güvenebileceğin, çocuklarını emanet edebileceğin, evine alabileceğin birini bulmak çok zor. Bugün onları ilk defa yalnız bırakıp işe geldim. Umarım her şey yolunda gider.
işte ikinci haber: Eve yeni koltuk takımı geldi. Halıyla hiç uymadı. Halbuki halılarımı geçen yıl almıştım. Koltuk değiştirme fikri o zaman da vardı. krem ve bordo karışımı halı almıştım. Koltuk takımını da bordo çiçekli alırım diyordum. Bu takım kahve krem karışımı. Bordo desenlisi yokmuş. Modeli beğendiğimiz için bunu aldık mecburen. Evdeki halının renkleri canlı koltuktakiler ise pastel. Uymadı yani. Hafta sonu kaşmir ve saray halılarına baktım. Uyar gibi olanları var. Ama benim istediğim gibisi yok. Bu halılarımı bir süre kullanıp yeni modellere bakacağım.
Bu da en kötü haber: Kilo vermediğim gibi 1 eylül itibariyle 91 kilo çıktım tartıda yürüyüşlere devam ediyorum. Diyet dersen şöyle böyle... Artık tatil bitti. Diyete başlamak lazım...
30 08 2006
Merhaba Arkadaşlar
Her gün spor yapıyorum. 7.30'da arkadaşımla dışarıda 50-60 dk. yürüyorum.Eve gelip bir de koşu bandında aynı tempoda 20-25 dk. yürüyorum. Şu anda tek yapabildiğim bu. Umarm yakında diyet yapmaya da başlayabilirim.
Yıllık iznim bu hafta bitiyor. Pazartesi çalışmaya başlayacağım. Hala bir bakıcım yok. Eski bakıcım başka şehre taşındı. Güvenebileceğimiz bir bakıcı arıyoruz. Bugün bir görüşmem var. Hanımın daha önce çalıştığı yerlerle konuştum. Çok olumlu şeyler söylediler. Anlaşırsak bir haftalık bir deneme süresi vereceğim. İnşallah iyi biridir ve kalıcı olur bu işlerle uğraşmak çok zor.
Salon takımımı değiştirdim. Evim 3 oda bir salon. Salonda klasik beyaz takımım vardı. Oturma odasında da iki tane çekyat. Şimdi oturma odasını iptal ettik. Orayı çalışma odası yapacağız. Salonda oturacağız artık. Ben de istikbalden salon takımı aldım. Ama daha eve gelmedi. Evdeki beyaz koltuklar ve çekyatlar gidemediği için. Aslında yerdeki halılar yeni takıma uymayacak fakat şu anda değiştirmek pahalıya gelecek.Yıl sonuna doğru onları da değiştiririm diye düşünüyorum.
Herkese mutlu günler dilerim.
18 08 2006
sıcak çok sıcak daha da sıcak olacak...
Eve geldim geleli hiçbir şey yapmadım. Üstün körü bir temizlik yaptım, 3-4 posta da çamaşır yıkadım. Her taraf toz içinde, temizlikçi doluymuş bu hafta. Kendi başıma hallatmem olanaksız. Artık bu hafta böyle idare edeceğiz.
Her gece "sabah yürüyüş yapacağım" deyip uyuyorum. Her sabah sıcak havadan tırsıp vazgeçiyorum. Koşu bandında 20 dakika sabah akşam yürüyorum ben de. Tek sporum şimdilik bu.
Diyet hala tatilde. Kilo 90-91 arasında sabitlendi. Diyet yapmıyorum ki kilo vereyim!
Baskül ailesinde diyet yapıp sonuç alan herkesi (özellikle Sasha, CCC, Nilay ve Dali'yi) böyle zor hatta imkansız görünen bir şeyi başardıkları için kutluyorum
17 08 2006
17 Ağustos
16 08 2006
evim evim güzel evim
Umarım herkes iyidir. Şimdi blogları bir gezeyim.
Görüşmek üzere
01 08 2006
Ağustos ayına girmişiz!
Hala İstanbul'dayım. Bu hafta içinde Ayvalık taraflarına gideceğiz. Sonra da eve dönüşü gerçekleştireceğiz. Aİlemleolmak güzel ama bu nem beni öldürecek. Nemli yerler benim yaşam alanlarım değil. Ben kuru ve serin bölgelerin insanıyım. İstanbul'da dışarı çıkıp yürümek bile bana eziyet geliyor zaman zaman. Bekle beni güzel evim ben geliyorum....
27 07 2006
Meyve yemek gerek
Sebzelerim benim
21 07 2006
Güzel bir günden merhabalar...
Alerjilerim geçti. Neredeyse 15 gün ürtiker(kurdeşen) oldum. Neyin sebep olduğunu tam anlayamadım. Eczacı bir komşumuz var kersin psikolojik dedi. Ama bu aralar beni bu kadar etkileyecek bir travma geçirmedim. Kortizon iğneleri vurdurdum iki kez. Ancak onlar çözüm oldu.
Salı günü sabah yürüyüşlerine başladım Avcılar sahilinde. Salı öğleden sonra da ayağımı burktum. Mayo almak için çarşıya çıkmıştık, yanlış bir adım attım ayağım hafif ağrıdı sadece, bir gün sonra neredeyse basamadım. Babam inanmadı. Yürüyüşten yırtmak için böyle bir hile bulduğumu düşündü ama valla ayağım hala hafif hafif ağrıyor. Bu sabah baktım ağrı bayağı azalmış sahile indim. Herkes yürüyor. Bir de Deniz otobüsünün yanındaki parka iki ayrı yere jimnastik aletleri yerleştirmiş belediye. Çocuk parkı gibi ama aletlerin başındakiler koca koca adamlar kadınlar. Orada biraz oyalandım. Bir saatlik yürüyüşüm 2 saatte bitti, yavaş yavaş yürüdüğüm için.
Kilom kendini 90'da sabitledi. Yediklerime dikkat ediyorum. Annem babam bu halime çok üzülüyor. Kilo vermemi çok istiyorlar.Bense bu yazı kilo almadan atlatıp Eylül'de atak yapmak isiyorum. Bakalım ne olacak.
11 07 2006
Ben buralardayım, kilolarım da öyle...
Tatilde de gezmek kendini sınırlamamak istiyor insan. İstesem hem yediklerime dikkat eder hem de gezmeden tozmadan kalmam ama canım hiiiiiiiç kısıtlama yapmak sitemiyor işte.
Kurdeşen oldum. Alerjik bir hastalık bu. 2 sene önce de bir kere olmuştum. Kortizon iğnesi yemeden geçmiyor. Her tarafım kırmızı kırmızı güllerle doldu. Ben bu aralar çok kiraz yedim. Ondan olduğunu düşünmüştüm. Çünkü 2 sene önce de tam kiraz mevsiminde başıma gelmişti. Doktor kurdeşenin psikolojik olduğunu söyledi. Bu konuda bilgisi olan var mı? Çünkü düşünüyorum bu aralar beni rahatsız edecek bir durumum yok. Annemlerdeyim, kocamla aram iyi, çocuklarım-Allah'a şükür- sağlıklı. Beni tedirgin edecek bir şey yok. Kilolarımı da kafama zaten takmıyorum. Umarım kirazdandır.
28 06 2006
Kilom aynı
Herkese iyi günler.
20 06 2006
İşte geldim burdayım
Ailem kilo vermemi çok istiyor. O yüzden ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Gidene kadar sahil yürüyüşlerime devam edeceğim. Bu sabah tartıldım 90.8 geldim. Hala 89'a inemedim. İstanbul'dan 89 olarak dönmek istiorum.
Hava korktuğum kadar nemli değil. Hoş bir esinti var şu anda. Çocuklarım umarım buranın havasına alışırlar. Çünkü haftaya onları bırakıp eve döneceğim. 3 temmuza kadar burada kalacaklar.
Bu sabah salata hazırladım kendime üstüne de peynir doğradım. Kahvaltu menüm bu. Öğlen için köfte hazırladım cacıkla yiyeceğim. Diyet yapmadan kilo vermenin hiçbir yolu yok. Tek yol boğazlar sorununu çözmekten geçiyor.
19 06 2006
Bugün İstanbul'a gidiyorum.
Annemlerde de adsl var. Fırsat buldukça sizleri ziyaret ederim.
Kilo durumum aynı. Yürüyüşe devam. Diyet ara ara bozuluyor ama çoğunlukla diyete uyuyorum.
Klipfolio yüklüydü bilgisayarda. Sizleri oradan takip ediyordum. Ama şimdi çalışmıyor. Sayfalarınızı tek tek gezeceğim o yüzden.
Umarım herkes iyidir. Görüşmek üzere....
15 06 2006
Günaydın
Bu sabah 07.30'da yürüyüşe çıktım 50 dk.lık bir yürüyüşten sonra eve geldim.(evde yürüyüş banı var ama hava güzelken en iyisi kendini dışarı atmak) Şimdi oğluşumu uyuttum. Şu aradaki yarım saati kendime ayırmak istedim. Öğleden sonra okula gideceğim. Dersler ve sınavlar bitti. Gidip kendi işlerimize bakıyoruz. O yüzden ben de öğleye kadar gitmiyorum okula.
Dün yeme düzenim iyiydi. Aralarda kiraz ve çilek yiyorum bol bol. Bu meyvelerin ömrü kısa olduğu için sezonu bitmeden bol bol yemek istiyorum.
Bu gün son defa lahana çorbamı da yapacağım. (Lahana mevsimi bitti artık, lahana gelmiyor manavlara. Geçen hafta sonunu aldım.) Ben bu çorbayı sevdim. 4-5 yıl önce de duyup yapmıştım ama o bu kadar güzel olmamıştı. Bu çorbayı öneririm o yüzden. Tarifini vermiştim önceki postta.
Görüşmek üzere....
14 06 2006
Geldim
Bu dönemi de kapattık artık rahat rahat yazabilir ve yazılarınızı okuyabilirim. Özlemişim sizi:)
Önce iyi haberler:
Bu yaz 1 ay tatilim var. Geçen sene hamile olduğum için kullanamadığım 1 ayı da eklersek tam 2 ay ediyor. 2 ay tatil yapacağım.
Dönem bitti ve gelecek hafta İstanbula gidiyorum, ailemin yanına
Sonraki hafta da Bursa'ya bir arkadaşımı ziyarete gideceğim. Hafta sonu için. Kız kıza gezmeyi ne özlemiştim. Çocukları anneannelerine park ediyorum.
Şimdi de kötü haberler:
Tam tamına 90.9 kiloyum. 5 kilo aldım.
Haziran ayında 85 kiloya inip korumayı tasarlamıştım. Olmadı. Ne yapalım zararın neresinden dönersem kardır deyip yoluma devam edeceğim. İlk hedefim şu 90 kilo belasından kurtulmak.
Bu arada postlarınıza tesekkür ederim. Artık uzunca bir süre buralardayım aerkadaşlar. Arayı soğutmayalım. Görüşmek üzere. Şimdi gidip sizin blogları bir gezeyim...
Döndümmmmm
29 05 2006
Lahana Çorbam
Yapılışı:
1 adet orta boy lahana
6 adet taze soğan
6 adet taze yeşil biber
2 adet domates
1 bağ maydanoz
1 bağ taze nane
1 adet et suyu tableti
tuz, kırmızı biber ve bilumum baharat katılabilir.
Bol su ile iyicene haşlıyorsunuz, sonra da blendırdan geçiriyorsunuz.
Sabah, öğle, akşam öğünlerinde bol bol çorbayı içiyorsunuz.
Bu çorbanın yanında her gün tek gıda diyetini de uyguluyorsunuz. Ben tek gıda kısmına uymuyorum.
Her gün sabah öğle ve akşam çorbamı içiyorum. Yanında da bol salata ve et, balık, tavuk, yumurta ve peynirden birini acıktıkça yiyorum.
Henüz sonuç görmek için çok erken cuma günü 2 kilo vermeyi umuyorum.
27 05 2006
Nereden başlasam, nasıl anlatsam, kaç kiloydum o zaman...
10 05 2006
MOLA ZAMANI Diyetimi bozdum suçluyum:(
Sabreden insan zayıflar. Sebat(sürekli sabır göstermek) eden ise hem zayıflar hem de bir daha şişmanlamaz. Bende sabır var, ama sebat yok. BU işin sonu nereye varacak. Ne zaman bloga arkadaşlar kilo vermeye başladım diye yazacağım.
Sıkıldım bu konudan artık. BU yüzden bu aralar diyet kilo zayıflamak ile ilgili şeyler duymak istemiyorum bir süre. Kendime gelince tekrar yazmak isterim. Ama şimdi biraz mola istiyorum arkadaşlar.
Kendimi yenilediğimde tekrar yazmaya başlarım. Hepinize mutlu günler dilerim.
Yakında görüşmek üzere...........................................
08 05 2006
Tartıyla savaşıyorum Tartı:1- Obezanne:0
Sonuç 86.0. Yani tartı :1 Obezanne:0
(Acaba bu tartıya işkence mi etsem? Üstüne çıkıp tepinsem mi? Kesinlikle bana karşı bir garezi var. Her gün tartılıyorum ya. Kızıyor bana herhalde. Yahu ben seni o kadar para verip niye aldım. Süs olasın diye mi? Tabi tartılacağım. Senin görevin tartıya her çıktığımda beni daha az göstermek. Hep aynı göstererek yıldıramazsın.)
Diyet yapıp kilosu oynamayan arkaaşlar, sizi anlıyor ve diyete kararlılıkla devam ettiğiniz için alkışlıyorum. Ben tırsmak üzereyim. Her an diyeti bozabilirm. Kilo vermek için daha ne yapmam gerekiyor? Hıdırellez'de gül ağacına zayıf bir resim yapıp üstüne obezanne diye mi yazmalıydım? Burda mı hata yaptım? Buldum buldum. Ben parlayan yıldız olduktan sonra kilo verememeye başladım. Yıldızlık zor işmiş vesselam. Sönük bir yıldız oldum artık.
Artık tartıya çıktığımda 84 yazısını görmek istiyorum.
07 05 2006
Belimi incittim...
Diyetim iyi gidiyor. Fakat 3 gündür hiç spor yapamadım. BU sabah tartıda 86.0 kiloydum yine. Bu kötü kaderimi ne zaman yeneceğim bilemiyorum. 86 üzerime yapıştı kaldı adeta.
03 05 2006
Kilo durum raporu...
01 05 2006
Ühü Ühü Ühü...Yağmurlu Bir Pazartesiden Merhaba
hüngürt hüngürt hüngürt....
Kilom bir aydır değişmemiş.... 86.5 geldim bu sabah. Bir ayda 200 gr. Yani ben günde 7 gr. mı verdim. Hadi be. Olur mu böyle şey. İsyanlardayım. Çakıldım kaldım 86'da. Geçen hafta 84'ü görmüştüm. Nasıl oldu anlayamıyorum. Ben nerede yanlış yaptım. Her sabah 50 dakika yürüyorum. Diyet derseniz çoğunlukla uyuyorum listeme. Nasıl fark etmez, neden fark etmez,
Bana kaderimin bir oyunu mu bu
Aldı zayıflığımı verdi kiloyu
Yemeye doymadan göçüp gideceğim.
Yoksa yaşamın kanunu mu bu
Bıktım artık kilo verememekten
29 04 2006
Hafta sonu geldi :)
Hafta sonu Eskişehir'e gidiyoruz. Eşimin kardeşi var, onu ziyarete gideceğiz. Hava da yağmurlu olcak gibi. Gittiğimiz yerde de evden çıkamayız herhalde. Zaten çoluk çocuk çarşının bir tadı olmuyor. Ben mağazaları dolaşırken yanımda bir kişiden fazlasının olmasından hoşlanmıyorum. En ideali iki kişi dolaşmak. Alışveriş yaparken yanımdakinin fikrine de başvururum. Tezgahtarların yorumlarından hoşlanmıyorum. yapmacık oluyor. Arkadaşımla gittiğinde eğer yakışmadıysa hemen kaşlar yukarı doğru kalkar. Ben de almam.
Aslında cumartesi mağaza mağaza dolaşmak ne iyi olurdu. Açık renk bir pantalona ihtiyacım var. Fırsat bulup dışarı çıkamıyorum ki. Artık gelecek haftasonu bakabileceğim.
Diyetimi iki gündür bozdum biraz. Bakalım 1 mayısta kaç kilo çıkacağım.
Hepinize iyi hafta sonları...
26 04 2006
Kilo vermeye başladım nihayet
Şİmdi okuldayım ve sınav kağıtlarını okumaya devam ediyorum. Cuma gününe kadar bitireceğim inşallah.
Görüşmek üzere. Sasha'nın da dediği gibi suratınızı asmayın, diyetinizi bozmayın :)
25 04 2006
Bugün benim doğum günüm!

Bugün benim doğum günüm arkadaşlar, zaten boğa burcunda olup da zayıf olan kimseyi gören var mı? Şimdi ben ne yapacağım? Doğum günü pastasından yiyecek miyim yoksa yemeyerek kendimimle gurur duymaya devam edecek miyim? Bir dilimden ne olur ki? Bir dilim kaç gram olabilir ki değil mi?
22 04 2006
Yoğun istek üzerine Yazıyorum
Şimdi yazabilirim çünkü 3 gündür diyet yapıyorum :) Hem de diyetime uyuyorum. Çok az kaçamak yaptım. Benimle gurur duyabilirsiniz.
Hülya'yı kıskandım ben. Neredeyse 8 kilo vermiş. Ben de durur muyum? Şimdi görün bakalım bir ayda 8 (6 da olur 5 iyi 4 ideal en iyisi 3) kilo vereyim de görün bakalım.
Yeni listem diğerlerinden pek değişik değil:
Sabah: çay, çökelek, domates, salatalık, yeşillik, bir dilim ekmek (günde sadece bir dilim)
Öğlen: Meyve, yoğurt (veya salata, et/tavuk/balık)
Ara: Kahve, tuzlu veya tatlı bir dilim pasta
Akşam: Sebze yemeği, salata, yağsız et/tavuk/balık (veya yoğurt, sebze yemeği, salata)
18 04 2006
Düşünüp taşınıp yazmak istedim...
Yaşananlar için çok üzüldüm. Arkadaşlarımın bloglarını gezdim. Ayrılanlar, olay yüzünden ne yapacağını bilemeyenler... Bu duruma istemeden de sebep olanların herkesten bunun için özür dilemelerini bekliyorum. Eğer bir gün önceden haberimiz olsaydı tedbir alabilirdik. Kristil'in yazısını okuyunca "umarım üzülecek bir şey olmaz." demiştim ki arkasından bir de Xtra'nın yazısı çıkıverdi. Üst üste iki olay çok kötü oldu. AMA OLAN OLDU. Geçmişi değiştiremeyiz. Şimdi daha sakin bir kafayla yapacaklarımıza bakalım.
02 03 2006
Yeni diyet listem
Sabah: Ayran + soda + limon VEYA meyve + süt
Öğle: (Birisi seçilecek)
1. salata + yoğurt
2. salata + meyve
3. salata + közlenmiş sebzeler
4. salata + yağsız hazırlanmış tahıl (patates, pilavlar, makarna, kuru fasulye, nohut,
mercimek, barbunya)
Akşam: (Birisi seçilecek)
1. Izgara et, tavuk, balık +yağsız salata + közlenmiş veya haşlanmış sebzeler
2. Etli, tavuklu, balıklı sebze yemekleri +yağsız salata + közlenmiş, haşlanmış sebzeler
3. Cacık (marul, maydanoz, fesleğen, salatalık, dereotu, havuç, bol naneli) + salata + sebze
yemeği (et suyu ile hazırlanmış)
Gece: marul, salatalık, erik
BİR GÜNDE: Tatlılar, börekler, pastalar ve pizzalardan gerektiğinde sadece bir tanesi seçilecek ve yenecek.
PAZAR:
Pazar sabahı: Her şey serbest
Pazar öğlen: (saat 15-16 arası) Her şey serbest
Gece: Söğüş marul ve salatalık
ERTESİ GÜN: (Pazar gününden sonraki gün yani pazartesi bir gün uygulanacak. Salı günü
tekrar yukarıdaki listeye devam edilecek)
Sabah: Meyve + soda + limon
Öğle: Sınırsız yağsız salata + soda + limon
Akşam: Yağsız hazırlanmış salata, sebze yemekleri + meyveler
17 02 2006
11. ve 12. hafta diyet listem.
Sabah: peynir + maydanoz
Kuşluk: süt + kahve
Öğlen: haşlanmış et, tavuk, balık + salata
İkindi: 1 adet activa yoğurt
Akşam: ızgara + salata
ERTESİ GÜN:
Sabah: süt + kahve
Kuşluk: meyve
Öğlen: salata + mısır
İkindi: meyve
Akşam: sebze yemeği + yoğurt
Yeni diyet listem böyle. Bakalım uyabilecek miyim?
Sabah, kuşluk, öğle ve ikindi öğünlerine tam uydum. Ama akşam yemeğinden sonra sırf masada boynunu büküp "Beni yiyecek kimse yok mu?" diye bakan gofreti yedim. Bu günkü fire bu kadarla kalırsa iyi.
Hepinize iyi hafta sonları.
12 02 2006
10. hafta diyetim
04 02 2006
9. hafta diyet listem.
Sabah: Meyve
Öğle: Salata + Biri seçilecek(peynir, yumurta, mercimek, kuru fasulye, kıyma, tavuk, balık)
Akşam: Salata + Sebze yemeği + Biri seçilecek(peynir, yumurta, mercimek, kuru fasulye, kıyma, tavuk, balık)
Bu hafta diyetimi biraz bozmaya başladım. Evde kendi başımayken bir sorunum yok, kendimi frenliyorum ve diyetime uyuyorum. Ama dün misafirliğe gittik, orada bir dilim pasta ve bir tane elmalı kurabiye yedim. Bugün de öğleden sonra ben de misafir vardı, yemek düzenim bozuldu. Ispanaklı pide ve kek yedim. Kendimi kötü hissediyorum. 59 gündür diyetimi hiç bu kadar delmemiştim. Bu benim SON ŞANSIM. Artık zayıflamak istiyorum.
14 01 2006
6. 7. 8. hafta diyetim
6. HAFTA (12.01.2006-19.01.2006)
1. gün (perşembe)
sabah: meyve
öğlen: salata, sebze yemeği, yoğurt
akşam: salata, sebze yemeği, yoğurt
2. gün (cuma)
sabah: meyve
öğlen: salata, sebze yemeği, et
akşam: salata, sebze yemeği, et
3. gün (cumartesi)
sabah: meyve
öğlen: salata, sebze yemeği, yoğurt
akşam: salata, sebze yemeği, yoğurt
4. gün (pazar)
sabah: meyve
öğlen: salata, sebze yemeği, et
akşam: salata, sebze yemeği, et
5. gün (pazartesi)
sabah: meyve
öğlen: salata, sebze yemeği, yoğurt
akşam: salata, sebze yemeği, yoğurt
6. gün (salı)
sabah: meyve
öğlen: salata, sebze yemeği, et
akşam: salata, sebze yemeği, et
7. gün (çarşamba)
sabah: meyve
öğlen: salata, sebze yemeği, yoğurt
akşam: salata, sebze yemeği, yoğurt
09 01 2006
5. hafta diyetim
(05.01.2006 – 12.06.2006)
Sabah:
Çökelek (2 yemek kaşığı)
Domates
Yeşillik
Öğle:
Izgara (et, tavuk, balık)
Salata (yağsız, tuzsuz, limonlu)
Akşam:
Sebze yemeği (et suyu konabilir.)
Salata
Cacık
Meyve (meyve yemeklerle yenir. Sonra yenmez)
GECE: SINIRSIZ marul, salatalık
Günde 1 saat yürüyüş
Günde 3–5 soda-limon
Günde bol bol su. 1 bardak uyandığında
1 bardak yemeklerden önce
1 bardak yemeklerden sonra (en az 2 saat sonra)
1 bardak yatarken
06 01 2006
4. hafta diyet listem
1. GÜN (PERŞEMBE)
Sabah: Meyve
Öğle: Et, balık, tavuk, Salata
Akşam: Salata, Sebze, mantar
2. GÜN (CUMA)
Sabah: Meyve, yoğurt
Öğle: Yağsız salata, yumurta
Akşam: Et, balık, tavuk, Salata
3. GÜN (CUMARTESİ)
Sabah: Meyve
Öğle: Et, balık, tavuk, Salata
Akşam: Salata, Yoğurt
4.GÜN (PAZAR)
Sabah: Meyve, süt
Öğle: Yağsız salata, sebze
Akşam: Et, balık, tavuk, Salata
5. GÜN (PAZARTESİ)
Sabah: Meyve, yoğurt
Öğle: Yağsız salata, mantar
Akşam: Et, balık, tavuk, Salata
6.GÜN(SALI)
Sabah: Meyve
Öğle: Et, balık, tavuk, Salata
Akşam: Salata, Sebze
7.GÜN (ÇARŞAMBA)
Sabah: Meyve, süt
Öğle: Yağsız salata, yumurta
Akşam: Et, balık, tavuk, Salata
04 01 2006
3. hafta diyetim
1. gün
Sabah Meyve
Öğle Et, balık, tavuk , Salata
Akşam Salata , Sebze
2. GÜN
Sabah Meyve, yoğurt
Öğle Yağsız salata
Akşam Et, balık, tavuk , Salata
3. GÜN
Sabah Meyve
Öğle Et, balık, tavuk, Salata
Akşam Salata , Yoğurt
4. GÜN
Sabah Meyve, süt
Öğle Yağsız salata , sebze
Akşam Et, balık, tavuk , Salata
5. GÜN
Sabah Meyve, yoğurt
Öğle Yağsız salata
Akşam Et, balık, tavuk , Salata
6. GÜN
Sabah Meyve
Öğle Et, balık, tavuk , Salata
Akşam Salata , Sebze
7. GÜN
Sabah Meyve, süt
Öğle Yağsız salata
Akşam Et, balık, tavuk, Salata
SINIRSIZ marul, salatalık
Günde 1 saat yürüyüş
Günde 3–5 soda-limon
Günde bol bol su. 1 bardak uyandığında
1 bardak yemeklerden önce
1 bardak yemeklerden sonra (en az 2 saat sonra)
1 bardak yatarken
31 12 2005
2. hafta diyetim
Öğle: 150 gr. Et, tavuk, balık (ızgara, haşlama veya fırın)
SINIRSIZ Yağsız Salata (Limonlu, sirkeli)
Akşam: SINIRSIZ Yağsız sebze yemeği (et veya tavuk suyu konabilir.)
SINIRSIZ Yağsız Salata (Limonlu, sirkeli)
Yoğurt (4 yemek kaşığı)
GECE: SINIRSIZ marul, salatalık
28 12 2005
1. hafta diyetim
SABAH: 1 tabak domates (limonlu)
KUŞLUK: Süt + Kahve
ÖĞLE: 1 adet meyve (muz, incir, üzüm hariç)
İKİNDİ: 4 yemek kaşığı yoğurt
AKŞAM: 150 gr. Et, tavuk, balık (ızgara, haşlama veya fırın)
SINIRSIZ Sebze yemeği (haşlanmış, közlenmiş)
SINIRSIZ Salata (Limonlu, sirkeli)
GECE: SINIRSIZ marul, salatalık
her gün 1 saat yürüyüş
her gün 3–5 limonlu soda
her gün bol bol su.
SERBEST: Turşu serbest, yemeklerle birlikte istenildiği kadar yenilebilir.
YASAK: UN ve UNLU GIDALAR
HER TÜRLÜ YAĞ
ŞEKER
Öğün aralarında KESİNLİKLE katı bir yiyecek yenmeyecek.
Yedikleriniz size yetmediğinde porsiyonları büyütebilirsiniz. Fakat cinslerini değiştiremezsiniz.
Dilinize değdirdiniz her şey tıpkı bir barkot gibi okunarak beyne bildirilir. Bu yüzden vücut, bir pirinç tanesini, pilav; unlu mamulleri, diyet ekmeği pide, lahmacun olarak algılar. Böyle gıdaların geldiğini anlayınca vücut yağ yakmayı keser, eksik kalan enerji kasların yanması ile sağlanır. Bu durumda da organlar, dokular zarar görür.
Yemeklere yağ, tuz konup konmaması hekimler konuşularak kararlaştırılır.
Meyve sadece öğün esnasında yenir. Akşam yemekten sonra meyve yenmez.
Aynı zamanda Alpaslan Bilen isminde bir akupunktur doktoruna da gidiyorum.
Şimdilik durumum iyi. Toplam neredeyse 9 kilo verdim.













